Kamp Süresi

7 gün

Tarih

30 Temmuz - 06 Ağustos 2023

Eğitmenler

6 eğitmen

Varlık Felsefesi ve Psikanaliz: Başka Bir Yer

Psikanalizin nesnesi ‘başka bir yer’ olan bilinçdışıdır. Bu başka bir yeri anlamak adına algı, bellek, bilinç gibi psikolojinin temel araştırma alanlarından başlayacak olan seminerlerimiz varlık felsefesi, psikomitoloji, performatif felsefe ve psikanaliz uğraklarıyla bu ‘başka bir yer’i anlamlandırmaya çalışacak. Varlık anlayışımızı sadece bir bilinç felsefesi olmanın ötesine taşıma çabamıza sizleri de katılımcı olarak davet ediyoruz. Yeni bir hikâye için yeni bir mekan: Başka Bir Yer.

Zaman ve mekanın, düşüncelerimizin gereklilikleri olduğunu öne süren Kant’a karşılık Sigmund Freud, zamansız bir ‘mekan’ olarak bilinçdışını işaret etmiştir. Ama ne demektir zamansız bir yer? Başka bir yer midir sözünü ettiği?

Bilinçdışı, ondaki kopuş deneyiminde, algı ile bilinç arasında o zamansız olduğu düşünülen yerde kavranılmalıdır. Bu da bizi o yerin, Freud’un psikofiziğin babası olarak da bilinen Fechner’e hürmeten ‘die Idee einer anderer Lokalitat’ (başka bir yer fikri) olarak adlandırdığı algı ile bilinç arasında başka bir yer, başka bir alan, başka bir sahne olduğunu varsaymaya iter. (Lacan, 1964). 
  
31 Temmuz Pazartesi
10.30 - 13.00
Emir H. Özel: İnsanın ne-liği ve Bilinç (1)

Nöropsikanaliz modern anlamda zihin-beden problemine bir yanıt arayışı içerisindedir. Çünkü insanın ne'liği problemi dönüp dolaşıp bilinç problemi ile birleşir. Asıl mevzu beyindeki nöral faaliyetler veya analistin divandaki yorumu değildir, asıl mevzu şöyle ifade edilebilir: Bir insan nasıl insan oldu, biz kimiz, bu dünyayı deneyimleyen ben neden ve nasıl bilinçli? Çünkü insan'ın insan'lığı bilinciyle başlar.

15.30 - 18.00

Hakan Kızıltan: Narsisizm, Oidipus ve Ötesi (1)

Sapkın (Narkisos) ve Nevrotik (Oidipus), tanrısal ve cennetsi mükemmel varoluşu temsil eden mutlak narsisizmi arzulamak bakımından kardeştir. Sapkın olanı nevrotik olandan ayırt eden, mutlak narsisizm fantezisine ulaşılmış olduğunu sanrılamasıdır; nevrotik ise mutlak narsisizmi içten içe arzulasa da kendisine yasaklanmış ve
dolayısıyla kaçınması gereken çatışmalı bir ideal olarak yaşantılar.

Peki, narsisistik tamlık hayaliyle güdülenmeyen ya da ona kayıtsız kalan bir benlik hâli mümkün mü? Ya da bir başka ifadeyle, ruhsal dünyada, narsisistik sorunsalını Narkisos ve Oidipus’un ötesinde deneyimlemeye açık başka bir psiko-mit mevcut mudur acaba?

1 Ağustos Salı
10.30 - 13.00
Emir Halim Özel: Beyin ve İç Dünya (2)
Günümüzde interdisipliner çalışmalar sayesinde Kuhn'un eş ölçüştürülemezlik tezine baş kaldıran nöropsikanaliz hareketi Freud'un 1895'te Proje ile bıraktığı yolu bir miras olarak üstlenir ve Freudyen kavramlarımızın nörobilimsel karşılıklarına odaklanır. Ancak nöropsikanalizin kurgulandığı günden beri içinden çıkamadığı bir buhran vardır. Nöropsikanalizin yüzleşmek durumunda kaldığı bu problem 'insan'a dokunmaktadır. Bu nedenle nöropsikanalizde ilgilenilen kendilik, bilinç, nesnelliğin olanaklılığı, iç dünya gibi meselelerle birlikte nöropsikanalizin bilimsel statüsü, indirgeme problemi, çift görünümlü tekçilik gibi epistemik tartışmalar üzerine konuşulmalı ve bunlar ayrıntılandırılmalıdır.


15.30 - 18.00

Hakan Kızıltan: Narsisizm, Oidipus ve Ötesi (2)

20.30 - 21.30

Tartışma Oturumu 

2 Ağustos Çarşamba
10.30 - 13.00
Setenay İzci: Başka bir yer: Haset, suçluluk ve ölüm
‘’Yaşamakta olandır benim övmek istediğim, o da kıvranır alevlerin ortasında ölmenin özlemiyle.’’ -Goethe

Ölüm, şüphesiz şimdiye kadar her ekolde tartışılan bilinmezliği ve kesinliği ile ürpertici bir kavram olmuştur. Varoluşçu felsefe için ise kimi düşünürler bu kavram ve varlığa getirdiği kaygı üzerine bir ontoloji tasavvur etmişlerdir.
Psikanalitik söylem kapsamında nesne ilişkileri kuramıyla bilinen Melanie Klein; doğum, haset, şükran ve suçluluk kavramlarından hareketle, doğum ve bakım veren ilk nesneyle nasıl ilişkilenildiği üzerine bir eylem alanı inşa etmiştir.
Bu program kapsamında varoluşçu felsefe ve nesne ilişkileri kuramının ortak bakış açısıyla; doğum, ölüm kaygısı/arzusu, haset ve suçluluk kavramlarının birbirleri ile ilişkisinin serimlenmesi, tartışılması planlanmaktadır.

15.30 - 18.00
Fatih Okur: Kozmolojik Olmayan: Bilinçdışı (1)
Lacan’ın ‘’Psikanalizin Dört Temel Kavramı’’ başlıklı seminerinde ele almış olduğu ''tekrarlama, dürtü, bilinçdışı ve nesne a'' kavramlarının serimlenmesiyle başlayıp popüler kültür dahilinde analizin, şiirin ve gündelik konuşmanın bir eylem alanı olarak icra ettiği dili; arzu, kaygı ve can sıkıntısı gibi ontolojik önem arz eden oluş halleri çerçevesinde tartışmayı amaçlar.

20.30 - 21.30

Tartışma Oturumu

3 Ağustos Perşembe
15.30 - 18.00
Fatih Okur: Aktarım ve Aşk (2)
Zeuksis ve Parrhasios’u konu alan antik masalda Zeuksis kuşları çeken yapay üzümler yaparak hünerini gösterir. Bu üzümlerin mükemmel üzümler olduğu vurgulanmaz, kuşların bile gözünün aldandığı vurgulanır. Dostu Parrhasios’un duvara bir tül perde çizerek onu yenmesi bunun bir kanıtıdır, çizdiği şey öylesine benzer ki perdeye, Zeuksis ona dönüp "Şimdi de sen göster bakalım, bunun arkasında ne yaptın?" diye sorar.

Hiçbir praksis, psikanaliz kadar, deneyimin tam göbeğinde yer alan o gerçeğin en içteki çekirdeğine yönelik değildir. Bahsedilen gerçekle nerede karşılaşırız? Aslında psikanalizin keşfettiği şey bir buluşmadan, temel bir buluşmadan, sürekli kaçan bir gerçekle buluşmaya çağrıldığımız bir randevudan ibarettir.

20.00
Dolunay Sohbetleri (Demet Kurtoğlu Taşdelen ve Bilal Akyüz'ün katılımıyla) 

4 Ağustos Cuma
10.30 - 13.00
Bilal Akyüz: Psikoterapi ve Başka (1)

Psikoterapi başkalığın yeridir. Başkalık sorunsalı, bu eğitim çerçevesinde Emmanuel Levinas’tan Jacques Lacan’a kadar birçok düşünür çerçevesinde ele alınacaktır. Keza Freud için başkalık mevzusu öncelikle bilinçdışıyla başlar. Psikanalizin nesnesi olarak bilinçdışı her daim başkalığın alanıdır. Bu oturumda bilinçdışı nedir ve başkalıkla ilişkisi ne minvaldedir soruları; Descartes, Freud, Lacan ve Levinas çerçevesinde irdelenecektir. Bu düşünürlerden hareketle bir mekan olarak düşüneceğimiz bilinçdışını, psikoterapi pratiğindeki başkalık mefhumu üzerinden anlamaya çalışacağız ve psikoterapistlerin neden başka sözcüğünü kavramsallaştırarak klinik pratiklerinin merkezine almaları gerektiğini tartışacağız.


15.30 - 18.00

Demet Kurtoğlu Taşdelen: Performatif Felsefe Atölyesi (1) 
Demet Kurtoğlu Taşdelen’in kendisinin başlatıp geliştirdiği şekliyle "Performatif Felsefe", felsefi araştırmanın deney aracılığıyla yürütüldüğü, soru ve kavramların yaşatıldığı bir düşünme, görsellik, hareket, sanatsal yaratıcılık araştırma alanıdır. Düşünce dünyası ile duyusal dünyanın birlikteliğinde gelişip ilerleyen bir felsefe yapma biçimidir. Felsefi
düşünceleri yaşamla buluşturarak onların harekete, bedensel ifadelere, dansa dönüşmelerine zemin hazırlar ve devinme üzerinden açılan bu felsefe-yaşam birlikteliğinde kendilik bilgisi üretilmesine olanak tanır.

İki ayrı günde yapacağımız bu atölyelerde zaman kavramı ile olan ilişkimize yönelik derin soruları kendilik kavramı ile birlikte sorgularken deneyleme ve deneyimleme olanaklarını da birlikte yaratacağız. Bergson ve Kierkegaard’ın deneysellikte buluşan düşünceleri eşliğinde kendimizi oluş içerisinde belki de olmayan bir yerlere (başka bir yere) yerleştirerek -var- olma halleri yaratacak, zamanın kısıtlamalarından sıyrılarak deneysel bir sahnenin içinde bulacağız
kendimizi.

5 Ağustos Cumartesi
10.30 - 13.00
Demet Kurtoğlu Taşdelen: Performatif Felsefe Atölyesi (2)

15.30 - 18.00

Bilal Akyüz: Başka Bir Yer Olarak Bilinçdışı (2)

“Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor’lar’.” Türkçe’de-ler/-lar çoğul ekleri, fiillerde sadece özne insansa kullanılabilir. Sevgili Atay’ımızdan ödünç aldığımız bu ifadeyi, biraz değiştirerek insan ve dil arasındaki ilişkiyi nasıl bir yerden irdeleyeceğimizi işaret edelim istedik. Keza eğitimin bu oturumunda her bir kelimeyi teker teker masamıza yatıracağız. “başka”, “bir” ve “yer” sözcüklerini, nörobilimden metafiziğe doğru psikanalizi mutlak bir durak hâline getirip irdeleyeceğiz. Bir anlam arayışı gibi görünen bu çabanın aslında bir anlam üretimi olduğunu beraber deneyimleyeceğiz. Psikoterapi pratiğinin sonsuz merhalelerini başka bir yer bağlamında başkalık üzerinden aydınlatmaya çalışacağız.


20.30 - 21.30

Tartışma Oturumu

Emir Halim Özel

1 programı var

Detaylar

Hakan Kızıltan

2 programı var

Detaylar

Setenay İzci

1 programı var

Detaylar

Fatih Okur

1 programı var

Detaylar

Bilal Akyüz

2 programı var

Detaylar

Arkhé Projesi - Şirince Köyü

Arkhé Projesi 2014 yılında Nesin Matematik Köyü’nde doğdu; yıllar içinde büyüyerek etkinlik yaptığı mekanlara sığamaz oldu ve 2019'da Matematik Köyü’nün hemen yanındaki bir zeytinliğe taşındı. Şimdi kendi arazimizde, şehrin gürültüsünden uzakta, çalışmak istediğimiz konulara odaklanabildiğimiz ve akademik özgürlüğün kısıtlanmadığı bağımsız bir mekanı kurduk; iyileştirmek ve güzelleştirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Doğa ile iç içe olan bu zeytinlikte, dersliklerinde uzman eğitmenlerin eşliğinde tartışabileceğimiz, Şirince'nin geleneksel mimarisi ve çevre ile uyumlu bir kampüs inşa ediyoruz. 

ULAŞIM:

OTOBÜSLE: Bulunduğunuz yerden Selçuk’a giden otobüs firmaları olabilir. Yoksa ve otobüsle İzmir’e geliyorsanız, İzmir garajından Selçuk’a minibüsler kalkıyor. Havalimanına da yakın olan Gaziemir’den kalkan/geçen Selçuk minibüsleri de var.

UÇAKLA: İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na indikten sonra İZBAN veya HAVAŞ ile Selçuk'a varabilirsiniz. HAVAŞ'ın kalkış saatleri ve ücretleri için buraya tıklayın. (Selçuk'a giden HAVAŞ için Kuşadası otobüsüne binmeniz gerekiyor.)

TRENLE: Havaalanından veya İzmir'in diğer birçok bölgesinden Selçuk’a İZBAN ile de ulaşabilirsiniz. Tepeköy aktarma istasyonunda inip yine indiğiniz yerden kalkan Selçuk trenlerine aktarma yapmanız gerekecek. Sefer saatleri için buraya tıklayın. (Arama yaparken bineceğiniz istasyondan - Tepeköy seferlerine bakıp sonra Tepeköy - Selçuk seferine bakın.)

ÖZEL ARAÇLA: İzmir’e geldikten sonra İzmir-Aydın otoyoluna girerseniz yaklaşık 50 km sonra Torbalı gişelerine ulaşacaksınız. Buradan da yaklaşık 20 km sonra Selçuk gişelerine ulaşacaksınız. Selçuk’un girişindeki ilk kırmızı ışıklardan sola dönerseniz Şirince yoluna girmiş olacaksınız. (Şirince tabelasını da göreceksiniz.)

ŞİRİNCE'YE ULAŞIM: Selçuk’tan Şirince’ye ilk minibüs 7:00'de. Akşam 20.00'a kadar her 20 dakikada bir minibüs var. Selçuk’tan Şirince’ye taksiyle ulaşımın ücreti yaklaşık 150 lira. Şirince ile Arkhe arası 800 metre. Yol boyunca tabelalar var. Valizinizi yolun girişindeki Yorgo Restoran’a bırakırsanız 10 dakika yürüyerek Arkhe'ye varabilirsiniz. Biz valizinizi diğer katılımcılarınkiyle birlikte birkaç saat içinde Arkhe'ye getirmiş oluruz.