Kamp Süresi

6 gün

Tarih

23 - 29 Ağustos 2026

Eğitmenler

4 eğitmen

Türkiye’nin Aydını

Türkiye’nin Aydını

23 Ağustos Giriş -29 Ağustos 2026 Çıkış

Genel Bilgi

Entelektüel faaliyetin üzerine inşa edildiği zeminin radikal bir dönüşümüne şahitlik ediyoruz. 20. yüzyıla rengini vermiş, çıkışlarıyla, kamusal müdahaleleriyle geniş bir etkileme kapasitesine erişmiş “aydın” ya da “kamusal entelektüel” tipolojisi; 21. yüzyılın koşullarında giderek geri çekilmiş, iddialarından ve şaşaalı rütbelerinden soyunmuş vaziyette. Bir zamanlar kullandığı , siyasal dil, kavramlar ve müdahale araçları işlerliğini yitirmiş; aydın farklı mecralara savrulmuş, parçalanmış ve kendi içine kapanmış.

Türkiye’de aydının serencamı da bu küresel gidişattan bağımsız seyretmedi. 60’lar ve 70’lerde zirve noktasını yaşayan aydın geleneği, 80’lerle birlikte ciddi bir kırılmaya, belki de “kırıma” uğradı. Birkaç kitabın tanıklığı bunu göstermeye yetecektir: Türkiye’nin Düzeni (1968), Düzenin Yabancılaşması (1969), Doğu Anadolu'nun Düzeni (1969), Türkiye Üzerine Tezler (1978)… Bir dönem Türkiye’yi bir bütün olarak kendisine nesne edinen, yine bir bütün olarak Türkiye’yi kavramaya ve dönüştürmeye talip olan entelektüel faaliyet bu iddiasını kaybetti. Bütünü kavrama gayreti dar uzmanlık alanlarına, büyük anlatılar ise parçalı okumalara bıraktı yerini.

Bugün ise Türkiye’de düşünen, yazan veya entelektüel üretimde bulunmaya çalışan genç kuşaklar olarak önümüzde hazır bir rota bulunmuyor. Tevarüs edebileceğimiz, koşulsuzca takip edebileceğimiz bir “aydın modeli” artık mevcut değil. Kendi yollarımızı yine kendimiz açmak zorundayız.

Tam da bu koşullarda, “Türkiye’nin Aydını” meselesini yeniden tartışmaya açmanın zaruretine inanıyoruz. Zira aydın meselesi geçmişin bir meselesi olduğundan çok bugünün ve geleceğin meselesidir. Geçmişin mirasını nostaljik bir hayranlıkla değil, eleştirel bir dikkatle yeniden değerlendirmek; bugünün entelektüel imkan ve sınırlılıklarını ortaya çıkarmak istiyoruz.

Amaç

Bu kampta, küresel ve ulusal hercümerç içinde, “Dünya ile Devlet arasında” Türkiye’deki aydın geleneğinin ve geleceğinin izini süreceğiz.

Türkiye’de “aydın” nerede başlar? Hangi tarihsel momentlerde güç kazanmış, hangi kırılmalarla gerilemiştir? Türkiye bugüne kadar hangi düşünsel biçimler içinde tartışılmıştır? Türkiye’yi bir mesele olarak ele almanın toplumsal, siyasal ve kültürel koşulları neler olmuştur?

Amacımız basit bir kronoloji çıkarmak ya da isimler geçidi oluşturmak değil. Asıl hedefimiz, Türkiye’de entelektüel üretimin imkanlarını, krizlerini ve geleceğini birlikte tartışabilecek bir zemin kurmak. Geçmişin büyük entelektüel hamlelerini anlamaya çalışırken, aynı zamanda bugünün ve yarının düşünsel imkanlarını da sorgulayacağız.

Hedef Kitle

Türkiye’de aydının serencamına ve geleceğine ilgi duyan; Türkiye üzerine düşünmek, tartışmak ve entelektüel üretimde bulunmak isteyen herkes.

Özellikle sosyal bilimler, hukuk, siyaset, tarih, edebiyat ve felsefe alanlarına ilgi duyan; Türkiye’yi yalnızca gündelik siyasetin değil, daha geniş bir tarihsel ve toplumsal bağlamın içinde kavramaya çalışan genç katılımcıları bekliyoruz.

Konuşmacılar

- Arsen Nişanyan
  • Anadolu'nun Aydınları: Truvalılık Meselesi

Bu derste iki bin yıl öncesine odaklanılacak ve Anadolu'nun müstakil bir coğrafya olarak tanımlanması sürecinde antikçağ alimlerinin üstlendiği rol incelenecektir.

  • Çok Kutuplu Dünyada Aydın Olmak

Tartışma formatında yürütülecek bu oturumda 21. yüzyılda aydın kavramının tanımı ve aydının yapay zeka karşısındaki işlevi incelenecektir. İlim, temsiliyet ve iktidar temaları ekseninde geleceğe dair çeşitli projeksiyonlar sunulacaktır.

 - Doğan Gürpınar

- Gökhan Atılgan 

1. Gün (24 Ağustos): "Aydın"ı Düşünmek: Hegemonya, Kültürel İktidar ve Siyaset Bu blok oturumda, aydın kavramının teorik çerçevesini çizeceğiz. Özellikle hegemonya, organik aydın ve kültürel iktidar gibi kavramsal araçlardan yararlanarak, aydının toplumsal yapılar ve iktidar ilişkileri içindeki konumunu tartışacağız.

2. Gün (25 Ağustos): Kürsüsüzlüğün Siyaseti ve Özgüllüğün Grameri: Bir Aydın Olarak Behice Boran Bu blok oturumda, Behice Boran'ı yalnızca bir direniş imgesi üzerinden değil; öğretim üyeliği, kuramsal üretim ve siyasal mücadeleyi tek bir tarihsel kişilikte birleştiren müstesna bir aydın olarak ele alacağız. Boran'ın "hakikatin taraflılığı" ilkesiyle biçimlenen bilim anlayışını, üniversite kürsüsünden siyaset sahnesine uzanan geçişini ve Türkiye'nin toplumsal özgüllüğünü devletçi veya salt iradeci akımlardan farklı olarak, nasıl doğrudan sınıf öznesi ve örgütlü süreklilik üzerinden okuduğunu tartışacağız.

3. Gün (26 Ağustos): Bir Vaka Olarak Yön Hareketi ve Aydının Sınavı Son günümüzde, Türkiye entelektüel tarihinin en belirleyici damarlarından biri olan Yön Hareketi'ni merkeze alacağız. Bu hareketin "Türkiye'nin Aydını" tipolojisini nasıl şekillendirdiğini ve dönemin siyasal ideolojileri üzerindeki kalıcı etkilerini somut bir vaka üzerinden inceleyeceğiz.

Levent Kavas
  • “Türkiye’nin aydını”: Bir sözcenin biçimi

İlginç bir dilbilgisi:

(1) İki tekilimsi terimden kurulu bir tamlama:

(2) Adlaştırılmış bir niteleyicinin neredeyse hep tekil kullanımı; özel ad gibi işleyen bir genel terim: ‘aydın’.

(3) Niteleyiciyken bir özel ad, öyle olunca bir topluluk adı.

Dolayısyla bir üst-ad olarak kullanılması istenen bir biçimden türemiş bir özel adın, ‘Türkiye’nin kendi başına bir imge değeri taşıması: Türkiye Şarkısı (İlhan Berk), Türkiyem (Turgut Uyar), “Yoktur gölgesi Türkiye’de” (Sezai Karakoç), Türkiye'nin Adresi (Metin Eloğlu), Türkiye Kadar Bir Çiçek (Ergin Günçe), …; bir üst-ad olduğu için de bir ad aktarması, bir değişmece, birçok değişmecenin bileşeni olabilen bir (uydurabilirsek böyle bir sözcüğü) nitelenici: ‘Eti-‘, ‘Ate-‘, …, ‘Ada-‘ (Cemal Süreya), …: İlginç bir dilbilgisi.


Arsen Nişanyan

13 programı var

Felsefe Tarih
Detaylar

Doğan Gürpınar

2 programı var

Detaylar

Levent Kavas

4 programı var

Detaylar

Gökhan Atılgan

1 programı var

Ekonomi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler
Detaylar

Arkhé Projesi - Şirince Köyü

Arkhé Projesi 2014 yılında Nesin Matematik Köyü’nde doğdu; yıllar içinde büyüyerek etkinlik yaptığı mekanlara sığamaz oldu ve 2019'da Matematik Köyü’nün hemen yanındaki bir zeytinliğe taşındı. Şimdi kendi arazimizde, şehrin gürültüsünden uzakta, çalışmak istediğimiz konulara odaklanabildiğimiz ve akademik özgürlüğün kısıtlanmadığı bağımsız bir mekanı kurduk; iyileştirmek ve güzelleştirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Doğa ile iç içe olan bu zeytinlikte, dersliklerinde uzman eğitmenlerin eşliğinde tartışabileceğimiz, Şirince'nin geleneksel mimarisi ve çevre ile uyumlu bir kampüs inşa ediyoruz. 

ULAŞIM:

OTOBÜSLE: Bulunduğunuz yerden Selçuk’a giden otobüs firmaları olabilir. Yoksa ve otobüsle İzmir’e geliyorsanız, İzmir garajından Selçuk’a minibüsler kalkıyor. Havalimanına da yakın olan Gaziemir’den kalkan/geçen Selçuk minibüsleri de var.

UÇAKLA: İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na indikten sonra İZBAN veya HAVAŞ ile Selçuk'a varabilirsiniz. HAVAŞ'ın kalkış saatleri ve ücretleri için buraya tıklayın. (Selçuk'a giden HAVAŞ için Kuşadası otobüsüne binmeniz gerekiyor.)

TRENLE: Havaalanından veya İzmir'in diğer birçok bölgesinden Selçuk’a İZBAN ile de ulaşabilirsiniz. Tepeköy aktarma istasyonunda inip yine indiğiniz yerden kalkan Selçuk trenlerine aktarma yapmanız gerekecek. Sefer saatleri için buraya tıklayın. (Arama yaparken bineceğiniz istasyondan - Tepeköy seferlerine bakıp sonra Tepeköy - Selçuk seferine bakın.)

ÖZEL ARAÇLA: İzmir’e geldikten sonra İzmir-Aydın otoyoluna girerseniz yaklaşık 50 km sonra Torbalı gişelerine ulaşacaksınız. Buradan da yaklaşık 20 km sonra Selçuk gişelerine ulaşacaksınız. Selçuk’un girişindeki ilk kırmızı ışıklardan sola dönerseniz Şirince yoluna girmiş olacaksınız. (Şirince tabelasını da göreceksiniz.)

ŞİRİNCE'YE ULAŞIM: Selçuk’tan Şirince’ye ilk minibüs 7:00'de. Akşam 20.00'a kadar her 20 dakikada bir minibüs var. (Bu saatler yaz tarifesi için geçerlidir, kış tarifesi için bizimle iletişime geçebilirisiniz.)Selçuk’tan Şirince’ye taksiyle ulaşımın ücreti yaklaşık 750 lira. Şirince ile Arkhe arası 800 metre. Yol boyunca tabelalar var. Valizinizi yolun girişindeki Yorgo Restoran’a bırakırsanız 10 dakika yürüyerek Arkhe'ye varabilirsiniz. Biz valizinizi diğer katılımcılarınkiyle birlikte birkaç saat içinde Arkhe'ye getirmiş oluruz.