2025 yazında 'Duyguların İzinde' temasıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmayı, Şirince’nin ilham veren kış dokusuna taşıyoruz. Arkhe çatısı altında kış mevsiminde ilk kez düzenlenecek bu kamp; felsefe, tiyatro ve yaratıcı drama disiplinleriyle sentezlenecek. Teorik bilginin bedensel ifadeye, bireysel hikayelerin kolektif bir sahneye dönüştüğü çok katmanlı bir deneyim imkanı sunacak.
Antik Yunan’dan dijital çağa uzanan felsefe tarihi içerisinde duygu kavramını konuşacak, Playback Tiyatro ile anılarımızı sahneye taşıyacak, Clown pedagojisiyle başarısızlığın güzelliğine gülecek ve Tragedya’nın dönüştürücü gücünü bedenimizde hissedeceğiz. Tüm bunları yaparken "oyun oynamanın" önemini anlayarak oyunlar oynayacağız.
PROGRAM
29 Ocak 2026, Perşembe (Köye Giriş)
-
Köye giriş, kayıt ve yerleşme aşaması sağlanır.
1. GÜN: 30 Ocak 2026, Cuma
- 08.30 – 09.30: Kahvaltı
- 09.30 – 10.30: Elif Kadıoğlu Meditasyon & Tanışma
- 10.30- 12.30: Antik Dünyadan Dijital Evrene Doğru Duygular (teorik) (Yürütücü: Elif Kadıoğlu)
- 12.30 – 13.30: Öğle Yemeği
- 14.30 – 19.30: Playback Tiyatro (Yürütücü: Çağatay Sevdi)
- 19.30 – 20.30: Akşam Yemeği
- 21.00 – 23.30: Sohbet & Gün Değerlendirme
2. GÜN: 31 Ocak 2026, Cumartesi
- 08.30 – 09.30: Kahvaltı
- 09.30 – 10.30: Elif Kadıoğlu ile Mindfulness & Meditasyon
- 10.30- 12.30: Katharsisten Ayna Nöronlara: Tragedya, Medea’nın Çığlığı (Yürütücü: Begüm Algan) ( Teorik + karakter tasarımı)
- 12.30 – 13.30: Öğle Yemeği
- 14.30 – 19.30: Clown Atölyesi (Yürütücü: Gizem Öcal)
- 19.30 – 20.30: Akşam Yemeği
- 21.30 – 23.30: Clown Atölyesi Sahne!
3. GÜN: 1 Şubat 2026, Pazar
- 08.30 – 09.30: Kahvaltı
- 09.30 – 10.30: Elif Kadıoğlu ile Mindfulness & Meditasyon
- 10.30 – 12.30: Atölye: Katharsisten Ayna Nöronlara: Tragedya, Medea’nın Çığlığı (Yürütücü: Begüm Algan) (pratik)
- 12.45 – 13.30: Öğle Yemeği
- 15.00 – 19.00: Atölye: Yaratıcı Drama Perspektifiyle Felsefeyi Doğaçlamak: Antik Dünyadan Dijital Evrene Doğru Duygular (Pratik) (Yürütücü: Elif Kadıoğlu)
- 19.30 – 20.30: Akşam Yemeği
- 21.30- 23.00: Oyunlar& Sohbet & Gün Değerlendirme
4. GÜN: 2 Şubat 2026, Pazartesi
- 08.30 – 09.30: Kahvaltı
- 09.30 – 10.30: Elif Kadıoğlu ile Mindfulness & Meditasyon
- 10.30 – 12.30: Atölye: Oyun Oynamanın Önemi & Duygulara Yaratıcı Drama Perspektifiyle Bakmak
- 12.30 – 13.30: Öğle Yemeği
- 16.00 – 19.00: Atölye: Duyguların Bedensel Doğası ve Fiziksel Tiyatro (Yürütücü: Begüm Algan) (teorik+pratik)
- 19.30 – 20.30: Akşam Yemeği
- 21.30 – 01.00: Kapanış Partisi
5. GÜN: 3 Şubat 2026, Salı (Köyden Ayrılış)
- 08.30 – 09.30: Kahvaltı
- 09.30 – 10.30: Elif Kadıoğlu ile Mindfulness & Meditasyon
- 10.35 – 12.45: Kapanış Çemberi & Veda Fotoğrafı Seremonisi
EĞİTİM İÇERİKLERİ HAKKINDA
ELİF KADIOĞLU :
FELSEFEYİ DOĞAÇLAMAK: ANTİK DÜNYADAN DİJİTAL EVRENE DOĞRU DUYGULAR
Bu atölyede Platon’un akıl ile duygular arasındaki çatışmasını mağaranın gölgeleri ve ruhun katmanları üzerinden tartışırken; Aristoteles’in katharsis ve mesotes kavramları çerçevesinde duygulara yüklediği dönüştürücü işlevle yolumuzu tekinsiz patikalara doğru süreceğiz.
Modern çağa ulaştığımızda, Baudrillard’ın simülasyon evreninde duyguların ve gerçekliğin nasıl yitirildiğini; Byung-Chul Han’ın ifadeleriyle dijital çağda duyguları tüketen "hız, yorgunluk ve şeffaflık" baskısına maruz kalan insanın çağdaş varoluşundaki duygusal yükünü anlamaya çalışacağız. Tam bu noktada, Catherine Malabou’nun 'plastisite' kavramıyla duyguların kırılgan ama yeniden biçimlenebilir doğasını; bedenin sürekli yıkılıp yeniden kurulma imkânı üzerinden kendimize bir kaçış çizgisi planlayacak ve tüm bu süreci yeniden anlamlandırmaya çalışacağız.
Bu kaçış çizgisini soyut bir düşünceden somut bir eyleme dönüştürmek adına, 'Oyun Oynamanın Önemi & Duygulara Yaratıcı Drama Perspektifiyle Bakmak' başlığı altında, oyunlar, doğaçlama, resim etkinliklerinden destekle 'yeni bir şimdi'yi mümkün kılmanın yollarını araştıracağız.
BEGÜM ALGAN:
KATARSİSTEN AYNA NÖRONLARA: TRAGEDYA, MEDEA’NIN ÇIĞLIĞI
Antik dönemde tiyatronun görevi seyircide katarsis yaratmaktı. Bu doğrultuda korku ve acıma duyguları tiyatronun sahneye çıkan ilk duyguları oldu. Medea oyunundan hareketle korku ve acıma duygularının insan doğasında yarattığı etkileri değerlendireceğiz. Tragedyanın ve trajik kahramanın seyirci üzerindeki etkisine ayna nöronlar ve zihin-beden bütünlüğünüde odaklanacağız.
Euripides’in Medea oyunu üzerinde çalışacağız. Katılımcıların oyunu okuyup gelmeleri atölyeyi daha verimli kılacaktır.
DUYGULARIN BEDENSEL DOĞASI VE FİZİKSEL TİYATRO
Duyguların bedensel doğasını; formunu, niteliğini, yoğunluğunu, hızını ve bedende yarattığı etkileri farklı katmanlarda araştıracağız. Fiziksel eylemler aracılığıyla, duygunun bedende yarattığı biçimleri, izleri ve dönüşümleri deneyimleyeceğiz. Hareketin duygu üzerindeki etkisini araştırırken, duygunun bedende nasıl şekil aldığını deneyimleyeceğiz. Duygunun doğası ve doğanın duygusu arasındaki ilişkiyi bedensel ifadeler üzerinden açığa çıkaracağız.
ÇAĞATAY SEVDİ
PLAYBACK TİYATRO DENEYİM ATÖLYESİ
Playback Tiyatro, kişilerin kendi yaşamlarından gerçek olayları anlattığı ve bu anıların hazırlık yapılmadan, doğaçlama olarak sahnede yeniden canlandırıldığı özgün bir tiyatro biçimidir. Nefes aldığımız her an, hatıralarımızla doludur. Playback Tiyatro; bu hatıralarda saklı duyguları yalın, samimi ve sahici bir şekilde sahneye taşır.
Bu deneyimde seyirci ile oyuncu arasındaki alışılagelmiş “dördüncü duvar” ortadan kalkar. Böylece ortamda bulunan herkes birbirine bağlanır; anlatıcı, paylaştığı anısını sahnede izleme şansına kavuşur. Derin dinleme ve sezgisel iletişimle şekillenen bu atmosferde, anlatıcı kendi hikâyesini dışarıdan görürken, başkalarının hikâyelerinde de kendinden parçalar bulur. Farklılıkların içindeki benzerliklere tanıklık edilir.
Playback Tiyatro’da sahne, tamamen yaşanmışlıklardan beslenir. En önemli ilke ise, etik bir yaklaşım çerçevesinde hiçbir duygunun incitilmeden, samimi bir şekilde ifade edilmesidir. Bu sayede insana dair tüm duygular, sahnede büyülü bir atmosfere dönüşür.
Sadece sahne performansı değil; eğitimlerde, sosyal değişimi amaçlayan çalışmalarda, farkındalık ve dönüşüm odaklı etkinliklerde de etkili bir yöntemdir. Katılımcılar, içeriği önceden bilinmeyen kişisel hikâyeler aracılığıyla hem kendilerini hem de başkalarını keşfeder, kırılma noktalarıyla yüzleşebilir. Playback Tiyatro’da canlı müzik de önemli bir yer tutar. Müziğin atmosferle birleşmesi, her defasında benzersiz ve tekrarı olmayan bir deneyim sunar.
“Duyguların İzinde II; Deneyim Atölyeleri” başlığını taşıyan bu kampta, belki de daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir gösteri türü ile tanışacak kamp boyunca edindiğiniz bilgileri harmanlayarak, duygularınızın özgür kalmasına tanıklık edeceğiz. Playback Tiyatro atölyesi ile bu kamptaki amacımız yalnızca bir sahne deneyimi değil; katılımcıların kendi iç dünyasına ve başkalarının hikâyelerine felsefi ve sanatsal bir bakışla dokunarak ortak bir deneyimin parçası olma fırsatını yakalayarak, aynı zamanda yaşamın içindeki duygulara yeni pencereler açan bir yolculuğa çıkmak.
GİZEM ÖCAL
Clown Felsefesi, başarıya değil kaybetmeye dayanır. Bu, başarısızlığa bir güzellemedir. Atölyemizde öncelikle "Neye güleriz?" sorusuna yanıt arayacağız ve ardından Clown pedagojilerine kısaca değineceğiz. Clown’un temel kurallarını ele alarak ses araştırmaları yapacağız. Tepkiler üzerine yoğunlaşacak, bedenimizin verdiği tepkileri keşfedeceğiz. Mekâna ve çevremizdeki kişilere nasıl tepkiler verdiğimizi gözlemleyecek, her yeni olayın nasıl yeni bir durum yarattığını tartışacağız.
Clown’un üç temel özelliği olan aptallık, naiflik ve gurur kavramlarını inceleyeceğiz. Dünyanın en küçük maskesi olarak kabul edilen kırmızı burun üzerine konuşarak ilk egzersizlerimizi gerçekleştireceğiz. Kendi clown karakterimizin sıfatlarını araştıracak, beden postürü, ses ve nefes çalışmalarına odaklanacağız. Maske taktığımızda nelerin değiştiğini gözlemleyerek hangi clown formuna ulaştığımızı keşfedeceğiz. Son olarak, kıyafetimizi belirleyerek kendi clown karakterimizi oluşturacağız.
Katılımcılar, solo veya duo performanslarla izleyicilere kısa bir gösteri sunacak. Böylece Clown disiplinini giriş seviyesinde deneyimlemiş olacağız.
Başvuru
Başvurunuz sisteme otomatik olarak aktarılacaktır. Üç gün içerisinde e-posta adresinize başvurunuzun ulaştığına dair bir onay mesajı gönderilecektir.
Üç gün içinde bir onay mesajı almamışsanız, bir aksilik oldu demektir, bir daha e-posta yazın lütfen. Başvurunuz kabul edildikten sonra kaydınızı yaptırmalısınız, sadece başvuru yapmak yeterli değildir.
Program organizatörü: Elif Kadıoğlu @kdgl.elif@gmail.com
Arkhé Projesi - Şirince Köyü
Arkhé Projesi 2014 yılında Nesin Matematik Köyü’nde doğdu; yıllar içinde büyüyerek etkinlik yaptığı mekanlara sığamaz oldu ve 2019'da Matematik Köyü’nün hemen yanındaki bir zeytinliğe taşındı. Şimdi kendi arazimizde, şehrin gürültüsünden uzakta, çalışmak istediğimiz konulara odaklanabildiğimiz ve akademik özgürlüğün kısıtlanmadığı bağımsız bir mekanı kurduk; iyileştirmek ve güzelleştirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Doğa ile iç içe olan bu zeytinlikte, dersliklerinde uzman eğitmenlerin eşliğinde tartışabileceğimiz, Şirince'nin geleneksel mimarisi ve çevre ile uyumlu bir kampüs inşa ediyoruz.
ULAŞIM:
OTOBÜSLE: Bulunduğunuz yerden Selçuk’a giden otobüs firmaları olabilir. Yoksa ve otobüsle İzmir’e geliyorsanız, İzmir garajından Selçuk’a minibüsler kalkıyor. Havalimanına da yakın olan Gaziemir’den kalkan/geçen Selçuk minibüsleri de var.
UÇAKLA: İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na indikten sonra İZBAN veya HAVAŞ ile Selçuk'a varabilirsiniz. HAVAŞ'ın kalkış saatleri ve ücretleri için buraya tıklayın. (Selçuk'a giden HAVAŞ için Kuşadası otobüsüne binmeniz gerekiyor.)
TRENLE: Havaalanından veya İzmir'in diğer birçok bölgesinden Selçuk’a İZBAN ile de ulaşabilirsiniz. Tepeköy aktarma istasyonunda inip yine indiğiniz yerden kalkan Selçuk trenlerine aktarma yapmanız gerekecek. Sefer saatleri için buraya tıklayın. (Arama yaparken bineceğiniz istasyondan - Tepeköy seferlerine bakıp sonra Tepeköy - Selçuk seferine bakın.)
ÖZEL ARAÇLA: İzmir’e geldikten sonra İzmir-Aydın otoyoluna girerseniz yaklaşık 50 km sonra Torbalı gişelerine ulaşacaksınız. Buradan da yaklaşık 20 km sonra Selçuk gişelerine ulaşacaksınız. Selçuk’un girişindeki ilk kırmızı ışıklardan sola dönerseniz Şirince yoluna girmiş olacaksınız. (Şirince tabelasını da göreceksiniz.)
ŞİRİNCE'YE ULAŞIM: Selçuk’tan Şirince’ye ilk minibüs 7:00'de. Akşam 20.00'a kadar her 20 dakikada bir minibüs var. (Bu saatler yaz tarifesi için geçerlidir, kış tarifesi için bizimle iletişime geçebilirisiniz.)Selçuk’tan Şirince’ye taksiyle ulaşımın ücreti yaklaşık 750 lira. Şirince ile Arkhe arası 800 metre. Yol boyunca tabelalar var. Valizinizi yolun girişindeki Yorgo Restoran’a bırakırsanız 10 dakika yürüyerek Arkhe'ye varabilirsiniz. Biz valizinizi diğer katılımcılarınkiyle birlikte birkaç saat içinde Arkhe'ye getirmiş oluruz.