Çağdaş Sorunlar: Doğa, Toplum, Sanat
(12 Temmuz Giriş / 18 Temmuz Çıkış )
Genel Bilgi
Günümüz dünyası, insan ile doğa arasındaki ilişkinin kırılganlaştığı, toplumsal bağların dönüşüme uğradığı ve sanatın yeni ifade biçimleriyle bu dönüşümlerin semptomu ve sahnesi olduğu bir eşik anında duruyor. “Çağdaş Sorunlar: Doğa, Toplum, Sanat” başlıklı bu felsefe kampı, ekolojik krizden varoluşsal risklere, kültür alanındaki şeyleşmeden insan-olmayan varlıkların ifadesine uzanan geniş bir düşünsel alanı birlikte tartışmaya açmayı amaçlamaktadır.
Arkhe’de gerçekleşecek bu beş günlük buluşma, katılımcıları yalnızca mevcut krizleri teşhis etmeye değil, eleştirmeye, aynı zamanda birlikte düşünme ve birlikte farklı bir dünya kurma imkânlarını sorgulamaya davet eder. Kamp boyunca yürütülecek dersler ve tartışmalar, çağdaş felsefenin eleştirel, ekolojik ve dekolonyal perspektiflerini bir araya getirerek, sorumluluk, birlikte yaşama ve estetik deneyim kavramlarını yeniden düşünmeye yönelir.
Kampın Amacı
Bu kampın temel amacı, çağımızın çok katmanlı krizlerini disiplinlerarası bir felsefi perspektifle ele almak ve katılımcıların:
Geleceğe karşı sorumluluk kavramını varoluşsal riskler bağlamında yeniden düşünmelerini,
Ekolojik kriz koşullarında birlikte yaşama ve birlikte dünya kurma olanaklarını tartışmalarını,
Kapitalosen çağında kültür, duygular ve toplumsal bağların dönüşümünü eleştirel biçimde analiz etmelerini,
Doğa, estetik ve insan-olmayan ifade biçimleri üzerine yeni düşünme yolları geliştirmelerini
sağlamaktır.
Hedef Kitle
Bu kamp; felsefe, sosyoloji, sanat, ekoloji, kültürel çalışmalar ve beşeri bilimlerin farklı alanlarına ilgi duyan herkese açıktır. Akademisyenler, öğrenciler, sanatçılar ve çağdaş krizleri düşünsel bir derinlikle ele almak isteyen tüm katılımcılar davetlidir.
Neden Katılmalı?
Günümüzün ekolojik ve toplumsal krizlerini felsefi derinlikle ele almak
Eleştirel teori, dekolonyal düşünce ve ekolojik ontolojilerle tanışmak
Disiplinlerarası bir düşünme ortamında kolektif tartışmalara katılmak
Doğa, toplum ve sanat arasındaki ilişkileri yeniden düşünmek
Arkhe’de bir araya gelerek, yalnızca sorunları anlamaya değil, birlikte düşünmenin dönüştürücü gücünü deneyimlemeye davetlisiniz
Eğitmenler ve Ders Başlıkları:
ELİS ŞİMSON
Varoluşsal riskler çağında sorumluluğun yeni biçimleri: Geleceğe karşı sorumluluğu düşünme girişimi
TOROS GÜNEŞ ESGÜN
Kapitalosen’de Kültür I-Şeyleşme, Negatif Bağlar ve Duygular
Kapitalosen’de Kültür II-Sanatın Mutluluk Vaadi, Arzu İmgeleri ve Ütopya Estetiği
Çağımıza dair getirilen çok sayıdaki adlandırmalar arasından Antroposen adlandırmasını insanlığı temsil etme iddiasında olan, fakat aslında insanlık içindeki bir azınlığı temsil eden sömürücü failleri gizlediği gerekçesiyle yanlış bularak Kapitalosen adlandırmasını önerenler 21. Yüzyıl kapitalizminin yalnızca doğa değil aynı zamanda toplum ve kültür üzerindeki tahribatlarına da dikkat çekmeyi amaçlar. Biz de bu dersimizde öncelikle Kapitalosenadlandırmasının gerekçelerini ele alacak ve 20.ve 21. Yüzyıl felsefesindeki adlandırma tartışmalarını takip edeceğiz.
Ekolojik felaketlerden toplumsal krizlere uzanan hattımızda öncelikle Frankfurt Okulu geleneğindeki “şeyleşme” tartışmalarını konuşacak, sonrasında Eva Illouz’un “negatif bağlar” kavramsallaştırması ile Honneth ve Jaeggi gibi eleşitreldüşünürlerin yabancılaşma analizlerinden hareketle 21. Yüzyılda duyguların ve insanlar arası ilişkilerin eleştirisini yapacağız.
Dersimizin ikinci bölümünde ise Kapitalosen’de sanatın ve estetiğin dönüşümünü sanatın mutluluk vaadi ile dersin ilk bölümündeki “şeyleşme” tartışmaları üzerinden ele alacağız. Buradaki işimiz daha ziyade uygulamalı bir eleştirel okuma olacak ve Ranciére’in “estetiğin huzursuzluğu” tespiti üzerinden felaket estetiğinin günümüzdeki görünümlerini çağdaş sanattan eser örnekleriyle inceleyeceğiz. Bunun ardındangünümüzde ütopya estetiğinin imkanlarını Ernst Bloch’un “arzu imgeleri” kavramsallaştırmasını kullanarak yine sanat tarihinden çeşitli eserleri yorumlayarak tartışacağız.
Derslerimiz günümüz kültüründeki doğa tahayyüllerini, duyguların ve sanatın dönüşümünü ele alırken Frankfurt Okulu düşünürlerinin kültür endüstirisi eleştirisinden hareketle toplum felsefesi ve estetiği bir arada düşünecektir.
UMUR BAŞDAŞ
Doğanın alacakaranlığında eleştirel teori: Tanınma, estetik ve insan olmayan ifade
Bu ders, ekolojik krizi yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, aynı zamanda modern Batı düşüncesinin ontolojik varsayımlarını görünür kılan derin bir kriz olarak ele almayı amaçlamaktadır. Modern düşünce, doğa ile insanı keskin biçimde ayıran, dünyayı nesneleştiren ve tekil bir gerçeklik anlayışına dayanan bir ontoloji üzerine kuruludur. Bu ontolojik çerçeve, hem doğanın araçsallaştırılmasına hem de küresel ölçekte eşitsizliklerin derinleşmesine zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda ders, ekolojik krizin yalnızca teknik ya da etik çözümlerle ele alınamayacağını; aynı zamanda farklı ontolojik yaklaşımları dikkate alan bir yeniden düşünme sürecini gerektirdiğini savunur.
Özellikle Latin Amerika dekolonyal düşüncesi ve yerli bilgi sistemleri, doğa ile insan arasındaki ilişkiyi karşılıklılık, bağımlılık ve birlikte var olma temelinde yeniden kuran alternatif ontolojiler sunmaktadır. Bu perspektifler, yalnızca farklı yaşam biçimlerini görünür kılmakla kalmaz, aynı zamanda evrenselci iddiaların sınırlarını da sorgular. Dersin temel sorusu şudur: Ekolojik kriz karşısında “birlikte yaşamak” yeterli midir, yoksa farklı dünyaların birlikte var olabileceği yeni bir “dünya kurma” pratiğine mi ihtiyaç vardır? Bu sorudan hareketle, dayanışma kavramı yeniden ele alınır ve yalnızca insanlar arası bir ilişki olarak değil, farklı ontolojiler arasında kurulması gereken politik bir ilişki biçimi olarak tartışılır.
Böylece ders, ekolojik krizin çözümüne yönelik olarak ontolojik çoğulluğu ve dekolonyal perspektifleri merkeze alan yeni dayanışma imkânlarını araştırmayı hedeflemektedir.
ÖZGÜR UÇAR
Birlikte yaşamak mı, birlikte dünya kurmak mı? Ekolojik krizde dekolonyal perspektifler ve farklı ontolojiler
Koordinatör:
Dicle GİRGİN diclegirgin0@gmail.com
İçerik, başvuru ve kayıtlarla ilgili sorularınızı bu maile gönderebilirsiniz.
Arkhé Projesi - Şirince Köyü
Arkhé Projesi 2014 yılında Nesin Matematik Köyü’nde doğdu; yıllar içinde büyüyerek etkinlik yaptığı mekanlara sığamaz oldu ve 2019'da Matematik Köyü’nün hemen yanındaki bir zeytinliğe taşındı. Şimdi kendi arazimizde, şehrin gürültüsünden uzakta, çalışmak istediğimiz konulara odaklanabildiğimiz ve akademik özgürlüğün kısıtlanmadığı bağımsız bir mekanı kurduk; iyileştirmek ve güzelleştirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Doğa ile iç içe olan bu zeytinlikte, dersliklerinde uzman eğitmenlerin eşliğinde tartışabileceğimiz, Şirince'nin geleneksel mimarisi ve çevre ile uyumlu bir kampüs inşa ediyoruz.
ULAŞIM:
OTOBÜSLE: Bulunduğunuz yerden Selçuk’a giden otobüs firmaları olabilir. Yoksa ve otobüsle İzmir’e geliyorsanız, İzmir garajından Selçuk’a minibüsler kalkıyor. Havalimanına da yakın olan Gaziemir’den kalkan/geçen Selçuk minibüsleri de var.
UÇAKLA: İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na indikten sonra İZBAN veya HAVAŞ ile Selçuk'a varabilirsiniz. HAVAŞ'ın kalkış saatleri ve ücretleri için buraya tıklayın. (Selçuk'a giden HAVAŞ için Kuşadası otobüsüne binmeniz gerekiyor.)
TRENLE: Havaalanından veya İzmir'in diğer birçok bölgesinden Selçuk’a İZBAN ile de ulaşabilirsiniz. Tepeköy aktarma istasyonunda inip yine indiğiniz yerden kalkan Selçuk trenlerine aktarma yapmanız gerekecek. Sefer saatleri için buraya tıklayın. (Arama yaparken bineceğiniz istasyondan - Tepeköy seferlerine bakıp sonra Tepeköy - Selçuk seferine bakın.)
ÖZEL ARAÇLA: İzmir’e geldikten sonra İzmir-Aydın otoyoluna girerseniz yaklaşık 50 km sonra Torbalı gişelerine ulaşacaksınız. Buradan da yaklaşık 20 km sonra Selçuk gişelerine ulaşacaksınız. Selçuk’un girişindeki ilk kırmızı ışıklardan sola dönerseniz Şirince yoluna girmiş olacaksınız. (Şirince tabelasını da göreceksiniz.)
ŞİRİNCE'YE ULAŞIM: Selçuk’tan Şirince’ye ilk minibüs 7:00'de. Akşam 20.00'a kadar her 20 dakikada bir minibüs var. (Bu saatler yaz tarifesi için geçerlidir, kış tarifesi için bizimle iletişime geçebilirisiniz.)Selçuk’tan Şirince’ye taksiyle ulaşımın ücreti yaklaşık 750 lira. Şirince ile Arkhe arası 800 metre. Yol boyunca tabelalar var. Valizinizi yolun girişindeki Yorgo Restoran’a bırakırsanız 10 dakika yürüyerek Arkhe'ye varabilirsiniz. Biz valizinizi diğer katılımcılarınkiyle birlikte birkaç saat içinde Arkhe'ye getirmiş oluruz.