PSİKANALİZ VE BEŞERİ BİLİMLER
Edebiyat, Ekonomi, Sosyoloji ve Felsefe ile İlişkileri
📅 30 Ağustos – 5 Eylül 2026
📍 Arkhé Şirince Kampüsü, Şirince / İzmir
---
Genel Bakış
Psikanaliz yalnızca ruhsal yaşamı anlamaya yönelik bir klinik pratik değil, aynı zamanda modern düşüncenin en güçlü yorumlama araçlarından biridir. Edebiyattan sosyolojiye, ekonomiden felsefeye kadar birçok disiplin, öznenin kuruluşunu, arzunun işleyişini ve toplumsal yapıların görünmeyen dinamiklerini anlamaya çalışırken psikanalizle verimli bir karşılaşma yaşamıştır.
Bu kamp, psikanalizin beşeri bilimlerle kurduğu çok katmanlı ilişkileri üç farklı düşünsel güzergâh üzerinden ele almayı amaçlıyor. Nami Başer, psikanalizin edebiyat, ekonomi ve felsefe ile kesişimlerini Derrida, Balzac, Gide ve Piketty üzerinden tartışırken; Güney Çeğin, Pierre Bourdieu’nün düşüncesinde psikanalizin izlerini sürecek; Atakan Yorulmaz ise Freud, Lacan, Foucault ve Butler ekseninde psikanalizin özne, beden ve toplumsallık üzerine sunduğu imkânları ele alacak.
Beş gün sürecek bu yoğun program boyunca katılımcılar, psikanalizin yalnızca bireysel deneyimi değil, kültürü, siyaseti, sanatı ve toplumsal yaşamı anlamak için de nasıl güçlü bir kavramsal araç sunduğunu birlikte keşfedecekler.
---
Kampın Amacı
Bu kampın amacı, psikanalizi dar anlamda bir terapi yöntemi ya da klinik uygulama olarak değil; edebiyat, sosyoloji, ekonomi ve felsefe ile sürekli etkileşim halinde gelişen bir düşünme biçimi olarak ele almaktır.
Katılımcılar kamp boyunca;
* Psikanalizin temel kavramlarının farklı disiplinlerdeki yansımalarını inceleyecek,
* Özne, arzu, bilinçdışı ve toplumsal yapı arasındaki ilişkileri tartışacak,
* Edebiyat metinlerinin, sosyolojik analizlerin ve felsefi sorgulamaların psikanalitik okumalarla nasıl zenginleştiğini görecek,
* Güncel toplumsal ve kültürel meseleleri psikanalitik perspektiften değerlendirme imkânı bulacaklardır.
---
Eğitmenler ve Ders İçerikleri
Nami Başer
# Psikanalizin Edebiyat, Ekonomi ve Felsefe ile İlişkileri: Derrida, Balzac, Gide, Piketty
Nami Başer, felsefe, edebiyat, tiyatro ve psikanaliz arasında kurduğu özgün düşünsel köprülerle, metni tek bir disipline ait olmaktan çıkarıp canlı bir düşünme alanına dönüştüren bir entelektüel hat üzerinde durur; Strasbourg’da Jean-Luc Nancy’nin öğrencisi olarak yetişmiş, Derrida ve Barthes çevresinde şekillenen Fransız düşünce atmosferini içselleştirmiştir.
Kant’tan Hegel’e, Rimbaud’dan Gide’e, Balzac’tan çağdaş teoriye uzanan okuma çizgisinde metinleri yalnızca edebi ya da felsefi ürünler olarak değil, arzunun, bilinçdışının ve toplumsal yapının çalıştığı sahalar olarak ele alır. Bu çizgi, romanın yalnızca edebiyatın değil, zaman zaman bilimsel düşüncenin de kurucu zemini olabileceğini gösteren geniş bir hattın içine yerleşir.
Nobel ödüllü ekonomist Thomas Piketty’nin Marx’la birlikte sermaye döngülerini Balzac’tan öğrendiğini söylemesi, Balzac’ın *Tılsımlı Deri*’sinin Freud’un son okuma uğraklarından biri olması, edebiyatın psikanaliz ve ekonomi düşüncesine sızan yapısını görünür kılar; Derrida bu mirası psikanaliz ve edebiyat eleştirisi içinde dağılan anlamın teorisine dönüştürürken, Gide *Kalpazanlar*’da hakikatin çoğalan yüzlerini açığa çıkarır ve tüm bu çok katmanlı okumalar, Nami Başer’in düşüncesinde sabit merkezlere değil, sürekli yer değiştiren bir anlam hareketine açılır.
---
Güney Çeğin
# Bourdieu ve Psikanaliz: Mesafe, Temellük ve Dönüştürme
Bu seminer, Bourdieu’nün kuramsal evreninde psikanalitik söz dağarcığının neden ve nasıl bu denli yoğun biçimde dolaşıma girdiği sorusunu merkezine alır.
Bilinçdışı, bastırma, yüceltme, direnç gibi Freudcu kavramların ve bunlara eşlik eden göndermelerin Bourdieu metinlerinde artan varlığı, ilk bakışta basit bir kavramsal ödünç alma olarak okunabilir. Ancak bu kullanımın ardında, kuşaklara özgü örtük bir “psikanalitik ortak duyu” mu, yüzeysel analojiler mi, yoksa sosyoloji ile psikanaliz arasında daha derin bir eşmantık mı bulunduğu tartışmalıdır.
Bir yandan, bu durum, psikanalizin kendiliğinden kabul gördüğü entelektüel bir kuşağın dilsel repertuarına yapılan sıradan bir aktarım olarak yorumlanabilirken; öte yandan iki disiplin arasında kavramsal araçların giderek bütünleştiği daha güçlü bir teorik yakınlaşmaya da işaret edebilir.
Bourdieu’nün psikanalizle ilişkisini düşmanlıktan rekabete ve nihayet “ilhak” girişimlerine uzanan bir hat üzerinden okuması bu seminerin ana omurgasını oluşturmaktadır.
---
Atakan Yorulmaz
# Teoriden Kliniğe Psikanalizin Uğrakları: Freud, Lacan, Butler
Psikanaliz, temelinde klinik bir uğraş olsa da toplumsal meseleleri de ele almaktadır ve bu meselelerin öznel ve kolektif olarak anlamlandırılmasında, aktarılmasında önemli bir unsur olarak işlev görmektedir.
Seminer boyunca, bu işlevi psikanalizin teorisinden ve kliniğinden yola çıkarak Sigmund Freud, Jacques Lacan, Michel Foucault ve Judith Butler’ın kuramsal düşünceleri doğrultusunda ele alacağız.
Dersin çerçevesi içerisinde öznenin, yapının ve bedenin nasıl kurulduğunu; divan deneyiminin öznel ve kolektif alanda nasıl yankı bulduğunu birlikte izleyeceğiz. Katılımcılar, her oturumda psikanaliz ile toplumsal hayat arasındaki yeni bağlantıları keşfederek kendi düşünsel haritalarını genişletme fırsatı bulacaklar.
---
# Hedef Kitle
Bu kamp;
* Psikoloji ve psikolojik danışmanlık öğrencilerine,
* Psikanalize ilgi duyan araştırmacı ve uygulayıcılara,
* Sosyoloji, felsefe, edebiyat, siyaset bilimi ve beşeri bilimler alanlarında çalışanlara,
* Lisansüstü öğrencilere ve akademisyenlere,
* Disiplinlerarası düşünmeye ilgi duyan herkese açıktır.
Psikanaliz hakkında ileri düzey bilgi sahibi olmak zorunlu değildir. Merak eden, okumak ve tartışmak isteyen herkes katılabilir.
---
# Bilgi ve Kayıt
Dicle Girgin
📧 diclegirgin0@gmail.com
---
# Afiş Tasarımı
İbrahim Tahir Akıncı
📧 contact.tahirakinci@gmail.com
Arkhé Projesi - Şirince Köyü
Arkhé Projesi 2014 yılında Nesin Matematik Köyü’nde doğdu; yıllar içinde büyüyerek etkinlik yaptığı mekanlara sığamaz oldu ve 2019'da Matematik Köyü’nün hemen yanındaki bir zeytinliğe taşındı. Şimdi kendi arazimizde, şehrin gürültüsünden uzakta, çalışmak istediğimiz konulara odaklanabildiğimiz ve akademik özgürlüğün kısıtlanmadığı bağımsız bir mekanı kurduk; iyileştirmek ve güzelleştirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Doğa ile iç içe olan bu zeytinlikte, dersliklerinde uzman eğitmenlerin eşliğinde tartışabileceğimiz, Şirince'nin geleneksel mimarisi ve çevre ile uyumlu bir kampüs inşa ediyoruz.
ULAŞIM:
OTOBÜSLE: Bulunduğunuz yerden Selçuk’a giden otobüs firmaları olabilir. Yoksa ve otobüsle İzmir’e geliyorsanız, İzmir garajından Selçuk’a minibüsler kalkıyor. Havalimanına da yakın olan Gaziemir’den kalkan/geçen Selçuk minibüsleri de var.
UÇAKLA: İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na indikten sonra İZBAN veya HAVAŞ ile Selçuk'a varabilirsiniz. HAVAŞ'ın kalkış saatleri ve ücretleri için buraya tıklayın. (Selçuk'a giden HAVAŞ için Kuşadası otobüsüne binmeniz gerekiyor.)
TRENLE: Havaalanından veya İzmir'in diğer birçok bölgesinden Selçuk’a İZBAN ile de ulaşabilirsiniz. Tepeköy aktarma istasyonunda inip yine indiğiniz yerden kalkan Selçuk trenlerine aktarma yapmanız gerekecek. Sefer saatleri için buraya tıklayın. (Arama yaparken bineceğiniz istasyondan - Tepeköy seferlerine bakıp sonra Tepeköy - Selçuk seferine bakın.)
ÖZEL ARAÇLA: İzmir’e geldikten sonra İzmir-Aydın otoyoluna girerseniz yaklaşık 50 km sonra Torbalı gişelerine ulaşacaksınız. Buradan da yaklaşık 20 km sonra Selçuk gişelerine ulaşacaksınız. Selçuk’un girişindeki ilk kırmızı ışıklardan sola dönerseniz Şirince yoluna girmiş olacaksınız. (Şirince tabelasını da göreceksiniz.)
ŞİRİNCE'YE ULAŞIM: Selçuk’tan Şirince’ye ilk minibüs 7:00'de. Akşam 20.00'a kadar her 20 dakikada bir minibüs var. (Bu saatler yaz tarifesi için geçerlidir, kış tarifesi için bizimle iletişime geçebilirisiniz.)Selçuk’tan Şirince’ye taksiyle ulaşımın ücreti yaklaşık 750 lira. Şirince ile Arkhe arası 800 metre. Yol boyunca tabelalar var. Valizinizi yolun girişindeki Yorgo Restoran’a bırakırsanız 10 dakika yürüyerek Arkhe'ye varabilirsiniz. Biz valizinizi diğer katılımcılarınkiyle birlikte birkaç saat içinde Arkhe'ye getirmiş oluruz.