Kamp Süresi

5 gün

Tarih

20 - 25 Eylül 2026

Eğitmenler

3 eğitmen

DOĞA VE AKIL

GENEL BAKIŞ

İnsanlık tarihi, doğayı anlama, anlamlandırma ve dönüştürme çabasının tarihidir. Antik Çağ filozoflarının physis üzerine yürüttüğü ilk sorgulamalardan başlayarak, Helenistik felsefenin etik tartışmalarına, mitolojinin doğa tasavvurlarından modern bilimin yükselişine ve günümüzün yapay zekâ tartışmalarına kadar uzanan bu program, doğa ve akıl arasındaki ilişkinin düşünce tarihi boyunca geçirdiği dönüşümü kapsamlı bir perspektifle ele almaktadır.

Program boyunca Antik Yunan felsefesi, Roma düşüncesi, mitoloji, din, bilim tarihi ve çağdaş teknoloji tartışmaları birlikte değerlendirilecek; doğa yalnızca fiziksel çevre olarak değil, insanın kendisini, toplumu ve dünyayı anlamlandırdığı temel kavramlardan biri olarak incelenecektir. Cicero'nun De Finibus adlı eseri üzerinden Epikurosçuluk, Stoacılık ve Eski Akademia'nın doğa anlayışları; Antik Çağ'dan modern dünyaya uzanan teknoloji, bilim ve etik tartışmalarıyla birlikte okunacaktır.

Doğanın kutsal bir düzen olarak kavranışından insan merkezli modern dünya görüşüne, Prometheus mitinden yapay zekâya kadar uzanan bu düşünsel yolculuk, felsefe tarihinin farklı dönemleri arasında güçlü bağlar kurarak katılımcılara disiplinlerarası bir düşünme zemini sunmayı amaçlamaktadır.


KAMPIN AMACI

Bu programın temel amacı;

  • Antik Çağ'dan günümüze doğa ve akıl kavramlarının geçirdiği dönüşümü felsefi bir perspektifle incelemek,
  • Antik Yunan, Roma düşüncesi ve modern felsefe arasında kurulan süreklilikleri görünür kılmak,
  • Mitoloji, din, etik, bilim ve teknoloji arasındaki ilişkileri birlikte değerlendirmek,
  • Yapay zekâ, biyoteknoloji ve çevre krizleri gibi güncel meseleleri klasik düşünce geleneğiyle ilişkilendirerek tartışmak,
  • İnsanın doğayla kurduğu ilişkinin tarihsel, etik ve politik boyutlarını birlikte düşünmektir.

Program boyunca şu sorular etrafında birlikte düşüneceğiz:

  • Doğa nedir?
  • Akıl doğayı anlamanın mı, yoksa dönüştürmenin mi aracıdır?
  • İnsan doğanın bir parçası mıdır, yoksa onun efendisi mi?
  • Bilimsel ve teknolojik ilerlemenin etik sınırları nelerdir?
  • Antik düşünce, günümüzün yapay zekâ ve çevre tartışmalarına nasıl katkı sunabilir?

EĞİTMENLER VE DERS İÇERİKLERİ

Cengiz Çakmak

Doğa, Akıl ve Düzen: Antikçağ’dan Yapay Zekâya İnsanlığın Serüveni

-Physis’ten Prometheus’a: Doğayı Anlamak mı, Ele Geçirmek mi?

Kısa içerik

İlk insanlar doğayı yalnızca bir çevre değil, kutsal bir düzen olarak deneyimliyordu. Antik Yunan’da physis kavramı ile doğa ilk kez düşüncenin konusu hâline geldi. Prometheus miti ise insanın teknik bilgi sayesinde doğaya müdahale etme arzusunun simgesidir. Bu derste Thales’ten Aristoteles’e doğa anlayışı, Prometheus miti ve techne kavramı üzerinden teknolojinin felsefi kökenleri tartışılacaktır.

Temel kavramlar

  • Physis
  • Logos
  • Techne
  • Prometheus
  • Kozmos

-Ejderhaları Öldürmek: Din, Mitoloji ve Doğanın Evcilleştirilmesi

Kısa içerik

Mitolojilerde ejderhalar yalnızca canavar değildir; taşkın doğanın, kaosun ve belirsizliğin temsilidir. Tanrıların, azizlerin ve kahramanların ejderhaları öldürmesi, insanın doğayı denetim altına alma arzusunun simgesidir. Bu derste Mezopotamya’dan Yunan’a, Hristiyanlıktan modern dünyaya uzanan çizgide dinlerin ve mitlerin doğa tasavvuru incelenecektir.

Temel kavramlar

  • Kaos
  • Kozmos
  • Ejderha mitleri
  • Kutsal düzen
  • İnsan-merkezcilik

- Fırtınayı Yönetmek: Shakespeare’den Sanayi Devrimi’ne Akıl ve Doğa

Shakespeare’in Fırtına oyununda Prospero’nun adayı ve doğayı bilgi aracılığıyla yönetmesi, modern insanın habercisidir. Aydınlanma ile birlikte akıl, doğayı açıklamanın değil dönüştürmenin aracı hâline gelir. Bacon, Descartes ve bilimsel devrimle başlayan süreç Sanayi Devrimi’nde yeni bir dünya kuracaktır.

Temel kavramlar

  • Shakespeare
  • Prospero
  • Bacon
  • Descartes
  • Bilimsel devrim
  • Sanayi Devrimi

- Frankenstein’dan Yapay Zekâya: Nomos, Nemesis ve Yeni Prometheus

Mary Shelley’nin Frankenstein romanı, teknik gücün etik sınırlarını sorgulayan ilk büyük modern anlatılardan biridir. Günümüzde yapay zekâ, biyoteknoloji ve algoritmalar insanın doğayla ilişkisini yeniden tanımlamaktadır. Antik Yunan’ın nomos (insan yapımı düzen) ve nemesis (ölçüsüzlüğün karşılığı) kavramları ışığında, teknolojinin vaatleri kadar sınırları da tartışılacaktır.

Temel kavramlar

  • Frankenstein
  • Yapay zekâ
  • Nomos
  • Nemesis
  • Hubris
  • Antroposen

    C. Cengiz Çevik

    Cicero’nun De Finibus’unda Doğa ve Akıl-Cicero'nun Sahnesi ve Epikurosçu Araçsal Doğa

    Birinci derste, Torquatus'un savunması ve Cicero'nun eleştirisi üzerinden Epikurosçu doğa ve akıl anlayışının sınırlarını çizeceğiz (De finibus, 1. ve 2. Kitaplar). Epikurosçulukta doğayı anlama çabasının (physiologia), insanı tanrı ve ölüm korkusundan arındırmak gibi ahlaki ve pragmatik bir işlev üstlendiğini; aklın ise nihai gaye olan hazza (voluptas) ulaşmada yalnızca bir hesaplama aracı olarak konumlandırıldığını inceleyeceğiz. Cicero'nun bu yaklaşıma yönelttiği itirazlar merkeze alınarak, aklın ve erdemin kendi başına bir değer olmaktan çıkarılıp salt araçsallaştırılmasının doğurduğu etik açmazlar ile insan doğasının tek boyutlu bir haz arayışına indirgenmesi eleştirilecektir.


    -Stoacı "Logos": Doğaya Uygun Yaşamak ve Evrensel Akıl

    İkinci ders, Cato'nun Stoacı öğretiyi detaylandırdığı metinler ışığında evrensel akıl (Logos) ve doğa tasarımına odaklanacaktır (De finibus, 3. Kitap). Tüm canlılarda doğuştan var olan kendini koruma güdüsünün (oikeiosis) insanda evrimleşerek nasıl akla dönüştüğünü ve "doğaya uygun yaşamak" (secundum naturam vivere) ilkesinin felsefi temelini inceleyeceğiz. İnsan aklının (ratio), ilahi ve evrensel düzenin bir parçası olarak kavranmasıyla birlikte, aklın yetkinleşip doğanın işleyişini tam anlamıyla kavramasının tek ve en yüksek iyi (summum bonum) olan erdemle nasıl zorunlu olarak örtüştüğü tartışılacaktır.


    -Aklın Eleştirisi: Cicero'nun Stoacı Doğa Tasarımına İtirazları

    Üçüncü derste, Cicero'nun Yeni Akademeia şüpheciliğinden beslenen diyalektik yöntemini kullanarak Stoacı dogmalara yönelttiği polemikleri masaya yatıracağız (De finibus, 4. Kitap). Stoacıların bedeni ve bedensel doğayı bütünüyle dışlayarak aklı (mens/ratio) tek başına mutlaklaştırmalarının, aslında bütüncül bir doğa anlayışına aykırı olduğu yönündeki argümanları tartışacağız. Aynı zamanda, Stoacıların Eski Akademeia ve Peripatetiklerin köklü kavramlarını çalıp sadece isimlerini değiştirdiği yönündeki terminolojik eleştiriler üzerinden, Stoacı katılığın ve salt akla dayalı "bilge" (sapiens) idealinin pratik yaşamdaki uygulanabilirliği sorgulanacaktır.


    -Eski Akademeia'nın Bütüncül Doğası ve Aklın Yetkinliği

    Son derste, Piso'nun Antiokhos aracılığıyla sunduğu Eski Akademeia ve Peripatetik geleneğin sentezine odaklanarak programın genel bir felsefi toparlamasını yapacağız (De finibus, 5. Kitap). İnsan doğasının (natura hominis) beden ve aklın ayrılmaz bir bütünlüğü olarak ele alınması gerektiği, ancak bu bütünsellik içinde aklın beden üzerinde tartışmasız bir hiyerarşik üstünlüğe sahip olduğu incelenecektir. Aklın ve erdemin, bireyi kendi içine kapatan bir yapı değil; aksine insanların toplumsal birlikteliği ile zorunlu olarak bütünleşen bir zemin sağladığı vurgulanarak, insanın doğası gereği sosyal ve rasyonel bir varlık olarak nasıl konumlandırıldığı tartışılacaktır.

    Hasan GençcanFizyologia: Doğa Söylemciliği
    -Söylenceden Söyleme: Doğa Söylemciliğinin Biçimlenişi

    Homeros örneğinde söylemin önceli söylence dizgesine giriş. Söylencede dizgelilik çözümlemesi. Düşünür türlerinin, bakış açıları, yöntem, konu çerçeveleri vb.ne bağlı olarak dönüşümü. Bilici, bilge, doğa söylemcisi, sofist, filozof olanın temel nitelikleri açısından ayrımlarının ortaya konması. Söylemci tutumun önemi. Bu dönemde kullanılan geleneksel sözcük dağarcığının eleştirel değerlendirilmesi.


    -Anaksagoras Fizyologiası: Sympantologia ve Polilektik Uslamlama

    Anaksagoras söylemi üzerine ayrıksı bir okuma. Evrenler kuramı (sympantologia) ne anlatır? Kuantum fiziğini önceleyen belirlemeleri. Modern bilimin özdek yapısını öngören betimlemeleri. Spermataların yapısı ve işleyişi. “Var olan” ile “varlık” ayrımı. “Kavram” değil, “kavrama”. Yeni evrenler tasarımını kavrayabilmeyi olanaklı kılacak çoğulcu-çokluklu (polilektik) uslamlama üzerine öndeyiler. Monolektik, diyalektik uslamlama ile karşılaştırmaya giriş. Sözcük dağarcığındaki özgünlüklerin vurgulanması. Klasik anlatılardaki Anaksagoras yorumlarına yapılması gereken bazı eleştiriler. Öğretisi, temel önermelerine ilişkin çözümlemeler ile serimlenecektir.


    -Epikuros Fizyologiası: Dayanakları ve Yaşama Yansıması

    Epikuros’un yaşamı ve öğretisine genel bir bakış. Döneminin koşulları. Söyleminin biçimlenmesindeki olası etkileri öğretisi ile ilişkilendirme örnekleri. Batı Anadolu’da Epikuros’u hazırlayan söylem gelenekleri. Atom kuramı. Yöntem sorunu. Temel önermelerinin ve sözcük dağarcığının çözümlenmesi. Yaşamımız açısından taşıdığı anlam ve önem üzerine çıkarsamalar.


    -Oinoandalı Diogenes: Epikurosçu Söylem Yazıtları Çözümlemesi

    UNESCO Dünya Kalıtı Listesi için adaylığı açıklanan, yeryüzünde biricik olan Oinoanda antik kentindeki yazıtlar ele alınacaktır. Antik kentin kısa tanıtımı, dönemin genel özellikleri, konumu, yapıları ve yazıtların bulunduğu kamusal alanın tarihsel işlevine kısa değiniler. Oinoandalı Diogenes’in aktarımı ile Roma döneminde etkin söylemlerden biri olan Epikurosçu öğretinin değişik disiplinlere ilişkin görüşlerinin dile getirildiği epigrafik buluntuların belli başlılarının ayrıntılı çözümlemesi yapılacaktır. Söylemcilik açısından yazıtlarda kullanılan dilin yapısal özellikleri irdelenecektir.


    HEDEF KİTLE

    Bu program;

    • Felsefe, tarih, arkeoloji, sosyoloji, edebiyat ve beşerî bilimler alanlarında eğitim gören öğrenciler,
    • Akademisyenler ve araştırmacılar,
    • Antik Çağ düşüncesi, doğa felsefesi, mitoloji ve bilim tarihiyle ilgilenenler,
    • Doğa, akıl, etik ve teknoloji ilişkisini tarihsel ve felsefi bir perspektifle değerlendirmek isteyenler,
    • Konuya ilgi duyan ve birlikte düşünmeye açık herkes için tasarlanmıştır.

    Önceden felsefe eğitimi alma zorunluluğu yoktur. Merak etmek, sorgulamak ve birlikte düşünmeye açık olmak programa katılmak için yeterlidir.


    BİLGİ VE KAYIT

    Kamp süreci, içerik ve kayıt detayları için iletişime geçebilirsiniz.

    Dicle Girgin

    📧 diclegirgin0@gmail.com


    AFİŞ TASARIMI

    İbrahim Tahir Akıncı
    📧 contact.tahirakinci@gmail.com



Cengiz Çevik

3 programı var

Felsefe
Detaylar

Cengiz Çakmak

2 programı var

Felsefe
Detaylar

Hasan Gençcan

1 programı var

Felsefe
Detaylar

Arkhé Projesi - Şirince Köyü

Arkhé Projesi 2014 yılında Nesin Matematik Köyü’nde doğdu; yıllar içinde büyüyerek etkinlik yaptığı mekanlara sığamaz oldu ve 2019'da Matematik Köyü’nün hemen yanındaki bir zeytinliğe taşındı. Şimdi kendi arazimizde, şehrin gürültüsünden uzakta, çalışmak istediğimiz konulara odaklanabildiğimiz ve akademik özgürlüğün kısıtlanmadığı bağımsız bir mekanı kurduk; iyileştirmek ve güzelleştirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Doğa ile iç içe olan bu zeytinlikte, dersliklerinde uzman eğitmenlerin eşliğinde tartışabileceğimiz, Şirince'nin geleneksel mimarisi ve çevre ile uyumlu bir kampüs inşa ediyoruz. 

ULAŞIM:

OTOBÜSLE: Bulunduğunuz yerden Selçuk’a giden otobüs firmaları olabilir. Yoksa ve otobüsle İzmir’e geliyorsanız, İzmir garajından Selçuk’a minibüsler kalkıyor. Havalimanına da yakın olan Gaziemir’den kalkan/geçen Selçuk minibüsleri de var.

UÇAKLA: İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na indikten sonra İZBAN veya HAVAŞ ile Selçuk'a varabilirsiniz. HAVAŞ'ın kalkış saatleri ve ücretleri için buraya tıklayın. (Selçuk'a giden HAVAŞ için Kuşadası otobüsüne binmeniz gerekiyor.)

TRENLE: Havaalanından veya İzmir'in diğer birçok bölgesinden Selçuk’a İZBAN ile de ulaşabilirsiniz. Tepeköy aktarma istasyonunda inip yine indiğiniz yerden kalkan Selçuk trenlerine aktarma yapmanız gerekecek. Sefer saatleri için buraya tıklayın. (Arama yaparken bineceğiniz istasyondan - Tepeköy seferlerine bakıp sonra Tepeköy - Selçuk seferine bakın.)

ÖZEL ARAÇLA: İzmir’e geldikten sonra İzmir-Aydın otoyoluna girerseniz yaklaşık 50 km sonra Torbalı gişelerine ulaşacaksınız. Buradan da yaklaşık 20 km sonra Selçuk gişelerine ulaşacaksınız. Selçuk’un girişindeki ilk kırmızı ışıklardan sola dönerseniz Şirince yoluna girmiş olacaksınız. (Şirince tabelasını da göreceksiniz.)

ŞİRİNCE'YE ULAŞIM: Selçuk’tan Şirince’ye ilk minibüs 7:00'de. Akşam 20.00'a kadar her 20 dakikada bir minibüs var. (Bu saatler yaz tarifesi için geçerlidir, kış tarifesi için bizimle iletişime geçebilirisiniz.)Selçuk’tan Şirince’ye taksiyle ulaşımın ücreti yaklaşık 750 lira. Şirince ile Arkhe arası 800 metre. Yol boyunca tabelalar var. Valizinizi yolun girişindeki Yorgo Restoran’a bırakırsanız 10 dakika yürüyerek Arkhe'ye varabilirsiniz. Biz valizinizi diğer katılımcılarınkiyle birlikte birkaç saat içinde Arkhe'ye getirmiş oluruz.