Antikçağ Felsefesi Kampı
Tarih
13–18 Eylül 2026
Genel Bakış
Antik Yunan felsefesi, yalnızca Batı düşüncesinin başlangıcı değil; varlık, bilgi, hakikat, ruh, doğa ve iyi yaşam gibi felsefenin temel problemlerinin ilk kez sistematik biçimde ele alındığı düşünsel zemindir. Günümüzde metafizik, epistemoloji, etik, siyaset felsefesi ve bilim felsefesi alanlarında yürütülen pek çok tartışma, köklerini Antikçağ filozoflarının geliştirdiği kavramlarda bulmaktadır.
13–18 Eylül tarihleri arasında Arkhé Şirince'de gerçekleştirilecek Antikçağ Felsefesi Kampı, Antik Yunan düşüncesini yalnızca tarihsel bir süreç olarak değil, birbirini besleyen felsefi problemlerin gelişim çizgisi olarak ele almayı amaçlamaktadır. Kamp boyunca Presokratik filozoflardan Platon ve Aristoteles'e, Helenistik dönemin Stoacı geleneğine kadar uzanan düşünsel miras, alanlarında uzman akademisyenlerle birlikte incelenecektir.
Program, beş gün sürecek; dersler dört gün boyunca gerçekleştirilecektir. Katılımcılar hem derslerde hem de ders sonrasında yürütülecek tartışmalarda Antikçağ düşüncesinin çağdaş felsefe ve beşeri bilimlerle kurduğu ilişkileri birlikte değerlendirme fırsatı bulacaktır.
Kampın Amacı
Bu kampın amacı, Antik Yunan felsefesinin temel kavramlarını ve problemlerini filozofların kendi metinleri üzerinden incelemek; bu düşüncelerin yalnızca kendi tarihsel bağlamlarını değil, sonraki yüzyıllarda felsefe, bilim ve beşeri bilimler üzerinde bıraktıkları kalıcı etkiyi de ortaya koymaktır.
Program boyunca bilgi ile sanı arasındaki ayrım, varlık ve hakikat problemi, ruh ve zihin ilişkisi, tartışma kültürünün felsefedeki yeri, Helenistik dönemin özgün katkıları ve Antikçağ düşüncesinin günümüz felsefesiyle kurduğu bağlar çok yönlü biçimde ele alınacaktır.
Eğitmenler ve Ders İçerikleri
Örsan Öymen
Bu seminer dersinde felsefenin antik Yunan uygarlığında ortaya çıkışı ve antik çağda geçirdiği düşünsel evrim bağlamında, Tales, Anaksimandros, Anaksimenes, Anaksagoras, Herakleitos, Sokrates, Platon, Aristoteles, Epikuros, Zenon (Citiumlu), Piron, Arkesilaos gibi filozofların bazı düşünceleri ve kuramları ana hatlarıyla özetlenecektir; ayrıca antik Yunan felsefesinin, daha sonraki yüzyıllarda meydana gelen felsefi gelişmelere yönelik olumlu etkisi ve felsefe tarihinde sahip olduğu değeri özet bir biçimde ortaya konacaktır.
Çetin Türkyılmaz
Stoa düşüncesi diğer Helenistik dönem akımları gibi Aristoteles sonrası felsefede bir gerileme olarak görülür. Bu bakış, Hegel sonrası Felsefe Tarihi yazımı geleneğinin bir yargısıdır. Oysa ki, felsefe tarihi boyunca Stoa düşüncesinin oldukça etkili olduğunu, onların felsefe bölümlemesinin Kant'ta aynı şekilde kullanıldığını görüyoruz. Elbette Stoa düşüncesinin erken, orta ve geç dönem olarak fikirler ve dünya kavrayışı bakımından farklılıklar gösterdiğini söyleyebiliriz. Bizim yoğunlaşacağımız orta dönem Stoasında ise düşüncelerin Platon etkisi taşıdığını görmekteyiz. Bu bağlamda, orta dönem Stoasındaki Platon etkisi bize Yeni Platoncu fikirlerle bağlantı kurma olanağı sağlamaktadır. Bu dönemde hayatın tıbbileştirilmesi ve sağlıklı yaşam ile felsefe arasında da bir ilişki vardır. Bu açıdan bakıldığında, Stoa düşüncesi derste aynı zamanda sorunsallaştırılacaktır.
Cengiz İskender Özkan
Platon felsefesindeki “idea” ve “çokluk” ilişkisi, çağdaş bilim felsefesinde karşımıza çıkan doğruya yaklaşıklık ve eksik belirlenim problemlerine nasıl yaklaşılması gerektiğini belirleyebilir mi? Varlık ve bilgi sorunu bağlamında, çatışma hâlindeki “sanı” (doxa) ile değişmez “bilgi” (episteme) arasında kurulan ontolojik zıtlıktan yola çıkarak, duyusal evrenin saf kavramsal idealardan neden yalnızca “pay alabilen” veya onları “taklit edebilen” kusurlu bir kopya olduğu üzerinde durulacaktır. Bu kavramsal zemin modern doğa bilimlerinin diliyle yeniden ifade edilerek A. Taylor ve A. Koyré'nin Platoncu bilim idealine dair yorumlarından hareketle, günümüz bilimindeki deney, kuram ve hakikat ilişkisi detaylıca ele alınacaktır.
Hikmet Ünlü
Aristoteles’te ruh, bedene eklenen bir unsur değil, canlı bedenin formu ve işlerliğidir. Bu derste canlılığın duyumsamaya, duyumsamanın düşünmeye nasıl zemin hazırladığı adım adım izlenecek, Aristoteles’in zihin anlayışı bu süreklilik içinde ele alınacaktır. Bu süreklilik, varlık ve hakikat sorununu da doğrudan belirler: hakikat, yalnızca önermelerin doğruluğu değil, ruhun varolanların neliğini açığa çıkarmasıdır. Böylece Aristoteles’te ruh, zihin, varlık ve hakikat sorunlarının aynı felsefi çerçeve içinde nasıl birleştiği görülecektir.
Güncel Oğulcan Ülgen
Platon’un Phaidon diyaloğunda karşılaştığımız mizoloji (tartışma nefreti/tartışmaya güvensizlik) sorunu Atina’da yaşanan tarihsel ve kültürel bir krizin semptomudur. İÖ beşinci yüzyılda ortaya çıkan tartışma sanatları toplumda tartışmaya karşı derinden bir güvensizlik oluşturmuş, pek çok kişiyi tartışmadan uzaklaştırmıştır. Bu dersler boyunca ilkin Platon’dan önce tartışma sanatlarının nasıl ortaya çıkıp şekillendiğini, Aristophanes’in Bulutlar oyunu ile Platon’un metinlerinden hareketle tartışma sanatlarına yönelik tepkiyi ele alacağız. Sonrasında ise Platon’un mizoloji olarak adlandırdığı bu tepkiyi nasıl çözdüğüne odaklanacağız.

Hedef Kitle
Antikçağ felsefesine ilgi duyan, felsefenin temel problemlerini alanında uzman akademisyenlerle birlikte tartışmak isteyen herkes bu kampa katılabilir.
İster felsefe, psikoloji, sosyoloji, tarih ya da diğer beşeri bilimlerle ilgileniyor olun, ister yalnızca Antik Yunan düşüncesini daha yakından tanımak isteyin; bu kamp, birlikte okumak, düşünmek ve tartışmak isteyen herkese açıktır. Katılım için herhangi bir ön bilgi şartı bulunmamaktadır.
Bilgi ve Kayıt
Dicle Girgin
📧 diclegirgin0@gmail.com
Afiş Tasarımı
Tahir Akıncı
📧 contact.tahirakinci@gmail.com
Arkhé Projesi - Şirince Köyü
Arkhé Projesi 2014 yılında Nesin Matematik Köyü’nde doğdu; yıllar içinde büyüyerek etkinlik yaptığı mekanlara sığamaz oldu ve 2019'da Matematik Köyü’nün hemen yanındaki bir zeytinliğe taşındı. Şimdi kendi arazimizde, şehrin gürültüsünden uzakta, çalışmak istediğimiz konulara odaklanabildiğimiz ve akademik özgürlüğün kısıtlanmadığı bağımsız bir mekanı kurduk; iyileştirmek ve güzelleştirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Doğa ile iç içe olan bu zeytinlikte, dersliklerinde uzman eğitmenlerin eşliğinde tartışabileceğimiz, Şirince'nin geleneksel mimarisi ve çevre ile uyumlu bir kampüs inşa ediyoruz.
ULAŞIM:
OTOBÜSLE: Bulunduğunuz yerden Selçuk’a giden otobüs firmaları olabilir. Yoksa ve otobüsle İzmir’e geliyorsanız, İzmir garajından Selçuk’a minibüsler kalkıyor. Havalimanına da yakın olan Gaziemir’den kalkan/geçen Selçuk minibüsleri de var.
UÇAKLA: İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na indikten sonra İZBAN veya HAVAŞ ile Selçuk'a varabilirsiniz. HAVAŞ'ın kalkış saatleri ve ücretleri için buraya tıklayın. (Selçuk'a giden HAVAŞ için Kuşadası otobüsüne binmeniz gerekiyor.)
TRENLE: Havaalanından veya İzmir'in diğer birçok bölgesinden Selçuk’a İZBAN ile de ulaşabilirsiniz. Tepeköy aktarma istasyonunda inip yine indiğiniz yerden kalkan Selçuk trenlerine aktarma yapmanız gerekecek. Sefer saatleri için buraya tıklayın. (Arama yaparken bineceğiniz istasyondan - Tepeköy seferlerine bakıp sonra Tepeköy - Selçuk seferine bakın.)
ÖZEL ARAÇLA: İzmir’e geldikten sonra İzmir-Aydın otoyoluna girerseniz yaklaşık 50 km sonra Torbalı gişelerine ulaşacaksınız. Buradan da yaklaşık 20 km sonra Selçuk gişelerine ulaşacaksınız. Selçuk’un girişindeki ilk kırmızı ışıklardan sola dönerseniz Şirince yoluna girmiş olacaksınız. (Şirince tabelasını da göreceksiniz.)
ŞİRİNCE'YE ULAŞIM: Selçuk’tan Şirince’ye ilk minibüs 7:00'de. Akşam 20.00'a kadar her 20 dakikada bir minibüs var. (Bu saatler yaz tarifesi için geçerlidir, kış tarifesi için bizimle iletişime geçebilirisiniz.)Selçuk’tan Şirince’ye taksiyle ulaşımın ücreti yaklaşık 750 lira. Şirince ile Arkhe arası 800 metre. Yol boyunca tabelalar var. Valizinizi yolun girişindeki Yorgo Restoran’a bırakırsanız 10 dakika yürüyerek Arkhe'ye varabilirsiniz. Biz valizinizi diğer katılımcılarınkiyle birlikte birkaç saat içinde Arkhe'ye getirmiş oluruz.