Kamp Süresi

1 Hafta

Tarih

12-19 Ağustos

Eğitmenler

4 Eğitmen

Dile Bakışlar

"Bir hastalığım var, dili görüyorum."

Konuşurken, dinlerken, okurken, izlerken, koklarken ve hatta temas ederken...
Dünya ile kurduğumuz bağın mecrası ne olursa olsun, varoluşumuzu ve gerçeklik algımızı şekillendiren bir dil fenomeni ile yüz yüzeyiz.

Roland Barthes'ın meşhur itirafından ilhamla, dil'i sabit dilbilgisi kurallarına tabi tekil bir iletişim sistemi olmanın ötesinde, dünyada olma hâlimizi kuşatan, hayata dair toplumsal ve bireysel, kültürel ve biyolojik temsillerimizi mümkün kılan ve kendi dinamiği içerisinde şekillendiren bir 'sistemler bütünü' olarak incelemek istiyoruz.

Bu çerçevede mimariden mantık ve felsefeye, dilbilimden çeviri bilime farklı akademik disiplin ve yöntemlerin ışığında; dil'e bakabileceğimiz 1 haftalık bir program kurguladık. 


Eğitmenler:

Can Gündüz

Dil-Dünya’yı Mesken Tutmamak: ‘Dilsel’in ‘görsel-işitsel’ ile imtihanı

İnsan ruhuna Sokrates’ten önce seslenen Herakleitos, Logos’tan payına düşeni almamış barbar ruhluların göz ve kulaklarının tanıklıklarından kimseye hayır gelmeyeceğini söyler. “Kapalı söz ustası”nın savı yoruma açıktır: Sıkıntı göz ve kulaklarda mıdır, yoksa ‘doğru’ görüp duyduklarını saptıran “barbar ruhları” mıdır?

Sinema, gerçekliği ‘kayda alma’ işlevinden, ‘dışavurumsal’ yorumlara geçerken, söz, yazı, ses ve görüntü, kendinden önceki (edebiyat, tiyatro, opera) ve sonraki (televizyon, internet) biçim ve mecralarda yoluna nasıl devam etmiştir? Sinema’da ‘görsel-işitsel kayıt’a müdahale pratiklerinin ‘dili’ üst üste çeviri gazabına uğrarken, “gerçekçilik” bundan nasibini nasıl almıştır?

Samuel Beckett, ilk defa 1936’da Almanca kaleme aldığı bir mektupta dile getirdiği “dilin yüzeyinde delikler açma” arzusunu, neden ve nasıl, ancak 1968’den sonra giriştiği ‘Televizyon oyunları’nda hayata geçirebilmiş ve bu oyunlar günümüz ‘İnsan-sonrası’ düşüncesinde, neden ve nasıl, geniş yankı uyandırmıştır?

Hakan Atay

Tractatus Rhetorico-Philosophicus

Dilin imkanlarını ve imkansızlıklarını değerlendirmeye, düşünülen dünyayla gerçek dünyayı birbirinden ayırarak başlayan genç Ludwig Wittgenstein dünyanın sonunu ilan eden Timothy Morton’la karşılaşsa ne derdi acaba? Peki Morton’ın mantık hegemonyasına son verme ve retoriğe geri dönme çağrısını nasıl karşılardı? Olgulardan oluşan dünya, nesnelerin toplamı olan dünya, benden başkası olmadığından dilimin de sınırları olan dünya artık yoksa, belki de hiç olmadıysa, biz neyi, nasıl anlıyoruz? Derme çatmalığımın biçimleri, dilimin biçimleri mi? Anlam diye ürettiğimiz şey bizi nereye götürüyor? Ayın karanlık yüzüne mi, Mars çöllerine mi, paralel evrenlerden birine mi, yoksa ölümsüzlüğe mi? Merdiven gitti, kavga bitti mi? Konuşmaktan ve susmaktan başka seçeneğimiz yok mu? Bu derste retoriğin yeniden ihyası projesini ele alacağız. Öncelikle Graham Harman’ı takip ederek nesne yönelimli bir ontoloji (kısaca NEYO) geliştiren Timothy Morton’ın felsefesinde retoriğin rolünü anlamaya çalışacağız. Ardından diğer NEYO’cular Ian Bogost, Levi Bryant ve Graham Harman’ın nesne yönelimli retorik hakkındaki görüşlerini hesaba katacağız. Böylece dört düşünürce de paylaşılan bütünselcilik eleştirisini etraflıca değerlendirmiş olacağız.    

Levent Kavas

Dile dönüş, dilden dönüş

Yirminci yüzyıl felsefesinin büyük bölümünde ‘dil’ belirleyici oldu. En azından üç yönden:1. Dile yönelme; dilin yeniden, bir kez daha felsefece düşünülmesi; en azından iki bakımdan :a. konu olarak, b. sorun olarak.
2. Dille yönelme; “dünyaya yönelmiş dilin anlamında derinleşme” olarak felsefe; en azından iki bakımdan: a. dilin biricik çözümleme yordamına dönüşmesi, b. felsefenin dil içine çekilmesi.
3. Felsefenin dil yoluyla ölçünmesi; en azından iki bakımdan :a. bir dil, belki üstdil olarak felsefe; dilin, felsefece, saydamlığını yitirmesi; b. felsefenin olanağının koşulu olarak dili yitirmesi.
Dil dönemini doldurdu mu? Artık dilden dönsek mi?  

Saadet Özen
(Ders içeriği yakın bir zamanda eklenecek)

Dahil olacak diğer eğitmenlerimizle beraber program detaylandırılacaktır.

 Başvuru için tıklayın

Detaylı bilgi veya başka sorularınız için:

Ege Polat: 5392579886 

arkhefelsefe@gmail.com

Arkhé Projesi - Şirince Köyü

Arkhé

Arkhé Projesi 2014 yılında Nesin Matematik Köyü’nde doğdu; yıllar içinde büyüyerek etkinlik yaptığı mekanlara sığamaz oldu ve geçtiğimiz sene Matematik Köyü’nün hemen yanındaki bir zeytinliğe taşındı. Şimdi kendi arazimizde; şehrin gürültüsünden uzakta, çalışmak istediğimiz konulara odaklanabildiğimiz ve akademik özgürlüğün kısıtlanmadığı bağımsız bir mekanı kurabilmek için çalışıyoruz. Doğa ile iç içe olan bu zeytinlikte, açık havada bulunan dersliklerimizde uzman eğitmenlerin eşliğinde tartışabileceğimiz, Şirince'nin geleneksel mimarisi ve çevre ile uyumlu bir kampüs inşa ediyoruz. İnşaat esnasında programlarımızı Şirince'nin muhtelif eğitim kurumlarının çatısı altında düzenliyoruz. 

Ulaşım:

OTOBÜSLE:

Bulunduğunuz yerden Selçuk’a giden otobüs firmaları olabilir. Bunlardan birini tercih edebilirsiniz. Eğer otobüsle İzmir’e geliyorsanız, İzmir garajından Selçuk’a her 40 dakikada bir otobüs var. İzmir garajından ilk otobüs 07:00’de. Son otobüs 21:00’de. Gaziemir’den geçen Selçuk otobüsleri de mevcuttur. Gaziemir’den ilk otobüs 6:55’te, son otobüs 21:20’de. Firmalardan biri Selçuk Efes’tir. (0232 892 39 79).

UÇAKLA:

Uçakla geldikten sonra tren , HAVAŞ veya otobüsle Selçuk'a varabilirsiniz.

HAVAŞ direk havaalanı çıkışından kalkıyor. Ücretler ve kalkış saatleri için tıklayınız.  (Selçuk'a giden HAVAŞ için Kuşadası otobüsüne binmeniz gerekiyor)

Diğer otobüslere binebilmek için, geçiş güzergahındaki Tansaş’ın yanına gitmeniz gerekiyor. Havaalanı-Tansaş arası taksiyle 5 dakika. Sabah 06:40”tan 20:30’a kadar 40 dakikada bir otobüs var. Otobüs firması: Selçuk Efes (0232 892 39 79).Havalimanından trenle de Selçuk'a ulaşabilirsiniz. Detaylı bilgi aşağıdadır.

TRENLE:

 Havaalanından veya İzmir'den Selçuk’a trenle de ulaşabilirsiniz. İlk önce Tepeköy'e geçip yine indiğiniz istasyona gelen Selçuk trenlerine aktarma yapmanız gerekmekte. Sefer saatleri için tıklayınız. (Arama yaparken bineceğiniz istasyondan - Tepeköy seferlerine bakıp sonra Tepeköy-Selçuk seferine bakmanız gerekmekte)  Selçuk tren istasyonunun telefonu: 0232 892 60 06.

ÖZEL ARAÇLA:

İzmir’e geldikten sonra, İzmir-Aydın otoyoluna girerseniz yaklaşık 50 km sonra Torbalı gişelerine ulaşırsınız. Torbalı gişelerini yaklaşık 20 km geçtikten sonra Selçuk gişelerine ve Selçuk yoluna ulaşırsınız. Selçuk’un girişindeki ilk kırmızı ışıklardan sola dönerseniz yaklaşık 200 metre ileride solda Şirince yoluna ulaşabilirsiniz. (Şirince tabelasını da görebilirsiniz.)

Şirince’ye Ulaşım

Şirince’ye Ulaşım

Selçuk’tan Şirince’ye ilk minibüs 7:40'da. Akşam 20.20'ye kadar her 20 dakikada bir minibüs var. Şirinceden de ilk minibus 7:20’de. Selçuk'a son kalkış 21.00'ı bulabiliyor. Selçuk’tan Şirince’ye taksiyle ulaşımın ücreti yaklaşık 70 lira.

Şirince ile Arkhe arası 800 m. Yürüme mesafesinde. Yol boyunca tabelalar var. Valizinizi girişteki Yorgo Restoran’a bırakırsanız 10 dakika yürüyerek Arkhe'ye varabilirsiniz. Biz valizinizi diğer katılımcılarınkiyle birlikte bir-iki saat içinde Arkhe'ye getirmiş oluruz.

19 Temmuz'a kadar geçerli olan erken kayıt ücretleri
Kendi Çadırınız1200
Arkhe Çadırı1450(Yatak, battaniye ve yastık mevcut, nevresim takımını sizin getirmeniz gerekiyor)
Tek veya İki Kişilik Odalar-Kontenjanlar doldu-Civar otellerde konaklama seçenekleri için lütfen iletişime geçin: 5392579886 egepolat17@gmail.com
*Ücretlere hafta boyunca üç öğün yemek, eğitim, konaklama ve temel ihtiyaçlar dahildir.