2019’un sondan bir önceki haftası bugün bitti. Bu zor yılın son haftasına girmiş bulunuyoruz artık. Bakalım bu hafta neler oldu.

Dahiliye

Yeni bir mülteci krizi

 Erdoğan, Rusya’nın desteğiyle İdlib’e yürüyen Suriye Hükümeti’nden kaçan 50,000 Suriyelinin Türkiye’ye geleceğini söyledi. Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da gerçekleşen Müslüman liderler zirvesinde konuşan Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası kurumlardan destek almadığından yakındı. (1)

İdlib, Suriye’de kalan son muhalif noktası. Buraya sıkışmış insanlar arasında bölge halkı, savaştan kaçanlar ve radikaller bulunuyor. Esad Rejimi’nin bölgeyi ele geçirmesi halinde bu insanların bazılarının kaçacağı kesin. Raporlara göre, son 5 günde  80,000 Suriyelinin İdlib’den kaçtığı kaydedildi. 

İdlib’de 2.4 milyon insan yaşıyor. Bu insanların yarısından fazlası Suriyeli iç mülteciler, yani terörden, devletten ya da başka yıkımlardan İdlib’e kaçmış insanlar. (2) Türkiye’yi ikinci bir mülteci akını bekliyor olabilir.

1-Erdogan says 50,000 Syrians fleeing Idlib to Turkey

2-Tens of thousands flee Syria’s Idlib as deadly bombings intensify

İdlib’de bombalamaların hemen ardından. Kaynak: AFP

Eski mülteci krizi

Bildiğiniz üzere, Türkiye Suriye’de bir güvenli bölge tesis etti. Bu güvenli bölgeye 371,000 üzerinde Suriyelinin döndüğü açıklanmıştı. Ancak bu hafta, BBC Türkçe’nin yaptığı haberde bazı mülteciler, gönüllü dönüş belgesini zorla, ya da bilmeden imzaladıklarını söylediler. Video klipte bir kişi, Suriye’ye dönüp barınamadığını, ardından yine Türkiye’ye illegal yollardan döndüğünü belirtti. Birinci linkten orijinal videoyu izleyebilirsiniz. (1)

2011’den beri devam eden iç savaşın ardından, Türkiye’de yaşayan Suriyeli mülteciler kendilerine bir hayat kurmuş durumdalar. Bunca insanın nasıl ya da neden geri dönmek isteyeceği belirsiz. Ancak, Ankara için halktan aldıkları tepki açık bir mesaj veriyor: Suriyeliler gitmeli, ya da gönderiliyorlarmış gibi bir imaj oluşmalı. Ancak işin aslı şu ki, bunca insanın zor kullanmadan Suriye’ye dönmesi düşük bir olasılık. Buna karşılık, Erdoğan bu hafta 1 milyon Suriyelinin Kuzey Suriye’ye yerleştirilmesini önerdi. (2)

1-Suriyeli göçmen: “Zorla Suriye’ye gönderildim, Türkiye’ye kaçak geri döndüm”

2-Erdogan urges resettling of 1 million refugees in northern Syria

Kanal İstanbul: Eski Tartışmalar 

Erdoğan bu hafta Kanal İstanbul için inşaatın başlayacağını duyurdu. İmamoğlu proje için “cinayet ve rant” kelimelerini kullandı. Bu tiyatroyu yıllardır izliyoruz zaten, ama nedir bu Kanal İstanbul’un aslı astarı?

İstanbul Boğazı, dünyanın en tehlikeli geçiş noktalarından birisi. Bunun sebebi de günlük 25,000 kapasiteli boğazdan 50,000 civarında tankerin geçiyor oluşu. (1) (2) (3) Bu sebeple, Boğazdan geçiş için gemilerin uzun süre beklemeleri de gerekebiliyor. Bunun ötesinde, 1936 Montrö Boğazlar Anlaşması’na göre, Türkiye boğazdan geçen savaş gemilerinden ücret alamıyor. Geçen ticari gemilerden de uluslararası anlaşmayla belirlenmiş olan ton başına 0.90 ABD Doları alabiliyor. (3) Erdoğan’ın söylediği üzere, Kanal İstanbul Türkiye’ye bu durumu değiştirmek için haklar doğurabilir. Diğer türlü Montrö Anlaşması’nın tekrar gündeme getirilmesi gerekir, ki bundan ne çıkacağı belirsiz. Rusya için Karadeniz büyük öneme sahip. Bu yıl Kırım’ı alması da bunun bir göstergesi. Montrö Anlaşması koşullarının değişmesi Rusya’yı oldukça rahatsız edecektir, zira bu durumda Rus Donanması için limanlarına ulaşmak, ve Akdeniz’e açılmak oldukça zor olacak. (4) Yeni Şafak gibi hükümet yanlısı gazeteler Kanal İstanbul’a muhalefet edenlere “Montrö Lobisi” demeye başladı bile. (5) Yani Kanal İstanbul tamamiyle saçmalık değil.

Buna karşılık, projenin yanında getireceği birçok zararlı etki de var. Karadeniz’in Marmara’ya göre daha tuzlu oluşunun Kanal ile birlikte denizdeki canlı yaşamı içn problem yaratacağı ifade ediliyor. Aynı zamanda, projenin deprem bölgesine yapılıyor olması eleştiri konusu. Bunların yanında, projenin fonlanmasıyla alakalı eleştiriler var. NTV’ye göre 17 milyar dolar, İmamoğlu’na göre 75 milyar dolar tutması beklenen projeyi Türkiye’nin fonlaması çok zor görünüyor. (6) Bu hafta CHP’li Faik Öztrak, Kanal İstanbul için alınan kredileri iktidara gelirlerse ödemeyeceklerini söyledi. (7) Erdoğan, yaptığı konuşmada tüm paranın Türkiye’den sağlanacağını söylerken, yine bir maliyet zikretmekten kaçındı. (8)

İşin özü: Kanal İstanbul Projesi, Gezi Parkı gibi bir siyasi olay haline geldi. Çoğu İstanbullu’nun neden yapıldığını, nasıl yapılacağını pek bilmediği bu projede, hem vatandaşlar hem de siyasetçiler olayın altyapı yatırımı, çevre etkilerine bakmaktansa içi boş bir tartışma yürütüyor. Hükümet, projeyi düzgün anlatamadan ve şeffaflık göstermeden kabul ettirmeye çalışıyor. İmamoğlu’nun bu hafta söylediği bir cümle oldukça doğru, “İstanbullular Kanal İstanbul hakkında neredeyse hiç bilgi sahibi değil.” (9)

1-Turkey moves forward with Kanal Istanbul

2-Canal Istanbul – the largest construction project in the world for a decade

3-Kanal İstanbul gerçekleri – Saygı Öztürk

4-How Istanbul’s man-made canal project could trigger an arms race in the Black Sea – and why China is watching closely

5-Montreux lobby opposes Erdoğan’s Istanbul canal project – Turkish daily

6-Turkey unveils route for Istanbul canal megaproject

7-Faik Öztrak: İktidara geldiğimizde Kanal İstanbul için ödeme yapmayacağız

8-Kanal İstanbul başlıyor

9-Kanal İstanbul: Erdoğan’ın ‘hayalim’, İmamoğlu’nun ‘cinayet’ dediği proje

Kanal İstanbul’un konumu, uzunluğu ve genişliği. Kaynak: SCMP, Daily Sabah

Hariciye 

Libya’da TSK Üssü 

Olur demiştik, oldu! Geçtiğimiz hafta, Libya’nın Sarraj Hükümeti ile Türkiye arasında askeri anlaşmalar tamamlandı, ve TSK’nın Libya’da üs açması ciddi bir olasılık olarak karşımızda belirdi. (1) Hem Libya’nın, hem de Türkiye’nin meclisinde kabul edilen anlaşmalara göre, Türkiye, Lİbya’nın talebi doğrultusunda yasal olarak Libya’ya asker konuşlandırabilecek. (2) (3) Sarraj Hükümeti, rakibi General Haftar’ın yanında savaşan Rus askerlerinden rahatsızlık belirtmişti. Erdoğan da, TSK’nın Libya’daki varlığını Rusya’nın varlığıyla açıklamıştı. 

Daha önce de söylemiştik, Türkiye çılgın bir kumar oynamakta. İşler öyle karıştı ki, artık sonraki adımları tahmin etmek olanaksız hale geldi. Özetlemek gerekirse, bölgede şu an bunlar oluyor: 

Doğu Akdeniz’de doğalgaz var, ama uluslararası yasalara göre Türkiye’nin alanlarında yok. Türkiye doğalgaz kaynaklarından pay almak istiyor.

Türkiye Yunanistan ve Kıbrıs’a yakın markaj uyguluyor, savaş ve sondaj gemileri gönderiyor, Batı’yı karşısına alıyor.

Türkiye bir yandan S-400 alıyor, Suriye’ye harekat düzenliyor, ve Rusya’yla işbirliği yapıyor. ABD ve AB bunların hepsine şiddetle karşı çıkıyor.

Türkiye, Doğu Akdeniz için Libya ile işbirliği yapıyor. Bunu yaparken, Libya’nın ABD ve AB tarafından desteklenen tarafıyla yapıyor, Ruslarla karşı karşıya gelmeyi göze alıyor.

Doğu Akdeniz (Temsili)

Her ne olursa olsun, çok ciddi bir diplomatik yumak içindeyiz. Bu sürecin sonunda ne çıkacağını görmek şu anda imkansız. Bakarsınız Batı Libya’yı çok önemser ve Türkiye’yle ilişkiler yine düzelir, Türkiye doğalgazdan hakkını alır ve durum sakinleşir. Ya da Libya ve Sarraj Hükümeti bir kenara bırakılır, Türkiye’nin bu sefer Rusya’yla arası bozulur, ve 5 yıldır kurduğumuz iskambil kulesi yıkılıverir.

1-Turkey to establish military base in Libya

2-Libya’s internationally recognised government ratifies security deal with Turkey

3-Turkish parliament approves security deal with Libya

4-Libya’s GNA accepts Turkish offer of military support

5-Turkey says Committee approves military deal with Libya

6-Erdogan warns of legalising Haftar at the expense of UN-backed Libyan government

7-Turkey to send security delegation to Moscow to discuss Libya

Kıbrıs ve Doğalgaz

Bir önceki haberde konuştuğumuz üzere, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz gündemimizde. Sürecin gelişimini merak edenler önceki haftaların özetlerine bakabilirler. (1) (2) Bu hafta, ABD Kongresi Kıbrıs Cumhuriyeti’ne silah ambargosunu kısmi de olsa kaldıracak bir yasa kabul etti. (3) Türkiye’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) olarak bilinen, ve fiilen adanın güney kısmını yöneten yapı uluslararası cemiyette Kıbrıs Cumhuriyeti olarak biliniyor.

Kıbrıs’a ABD’nin silah satmasının gerçekçi olarak bir anlamı yok. Kıbrıs Ordusu ve Donanması’nın TSK’ya karşı koyması absürt bir düşünce zaten. ABD burada Türkiye’ye kime destek verdiğini gösteriyor. Bütün bunlar olurken, Yunanistan da destek alabileceği Arap ülkelerde bir tura çıktı. Tura Suudi Arabistan’da başlayan Yunan Dışişleri Bakanı, büyük ihtimalle Mısır’a ve BAE’ye de uğrayacak. (5)

1-49. Hafta Özeti (2-8 Aralık 2019)2-50. Hafta Özeti (9-15 Aralık 2019)

2-50. Hafta Özeti (9-15 Aralık 2019)

3-Congress sides with Cyprus against Turkey as eastern Mediterranean heats up

4-Turkey warns of ‘escalation’ if US ends Cyprus arms embargo

5-Greek FM tours Arab states to bolster support amid Turkey tension

Türkiye göç etmek için en iyi ülke! (mi?)

HSBC’nin hazırladığı yıllık Expat Explorer Report’a göre Türkiye dünyada yabancıların yaşaması için en iyi 7. ülke çıktı! 163 farklı ülkede yaşayan 18,000 kişinin katıldığı araştırmada, Türkiye’de yaşayan katılımcıların 62%’si Türkiye’de hayatlarının kendi ülkerinden iyi olduğunu belirtti. 7. sırada olan Türkiye’nin üstünde Yeni Zelanda, İspanya, Kanada, Avustralya, İsviçre ve Singapur var.

Raporu inceleyince gördüğümüz üzere, yerleşmede kolaylık ve misafirperverlik konularında Türkiye 1. sırada. Fiziksel ve zihinsel rahatlık konusunda 5. sırada olan Türkiye, yaşan standardında 26. sıraya kadar düşüyor. Ortalamada 5. sırada kalan Türkiye’mizi tebrik ediyoruz! 3 milyon göçmeni bunca sene ağırladıktan sonra bile misafirperver kalan ülkemize kadehlerimizi kaldırıyoruzç

1-Expat Explorer Survey (HSBC’nin raporu)

2-Turkey among top 10 countries for expats

Türkiye insani gelişmişlikte en üst kategoriye girdi

Birleşmiş Milletler’in 2019 İnsani Gelişmişlik Raporu’na göre Türkiye, 0.791 olan puanını 0.806’ya çıkararak “çok yüksek insani gelişmişlik” kategorisine girdi. Türkiye’de son 20 yılda yapılan sağlık, eğitim ve altyapı yatırımları bu puan için çok önemli. Ölçüme giren 189 ülke arasından 59. olan Türkiye’nin girdiği “çok yüksek insani gelişmişlik” seviyesindeki ülkelerin sayısı ise 62.

1-Human Development Report 2019 (BM’nin raporu)

2-Turkey joins top tier in human development, UN says

Haftanın Albümü:   Satyagraha    

Philip Glass’ın Satyagraha operası Gandhi’nin erken yaşlarında Güney Afrika’da yaşadığı ırkçılığı ve bunun üzerine geliştirdiği pasif sivil itaatsizlik felsefesini anlatıyor. Tabi operanın tam versiyonunun internette olmadığı göz önünde bulundurulursa sadece müziğe odaklanmamız gerekecek. Görüntünün olmaması pek de bir kayıp değil çünkü Philip Glass’ın asıl özelliği bestelediği müzikler. Daha önce Philip Glass dinlemeyenler için Glass’ın tekrarlı harmonik dizilerden oluşan müzik tarzı ilk dinlenişte hazımsızlık yapabilir. Fakat kendinizi harmoninin akışına bıraktığınızda zikir çekiyormuşcasına meditative bir ruh haline girebilirsiniz. Satyagraha’nın Philip Glass tarzını anlamak için iyi bir başlangıç noktası olduğunu düşünüyor, ilgilenenlerin Glass’ın bestelerini araştırmalarını öneriyoruz. 

2019’un sondan bir önceki haftasından bu kadar! Bu bülteni beğendiyseniz lütfen abone olun!

Abone Olun!

* indicates required
Kategoriler: BültenYazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: